İlgili Kanun / Madde
4857 S.İşK/2,18-21
T.C
YARGITAY
9.HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2007/3132
Karar No: 2007/14914
Tarihi: 14.05.2007
l ASIL İŞİN BÖLÜNEREK ALT İŞVERENE VERİLMESİ
l TEKNOLOJİK NEDENLER İLE UZMANLIK GEREKTİRME KOŞULLARININ GERÇEKLEŞ-MEMİŞ OLMASI
l MUVAZAA
ÖZETİ: Somut olayda, davalı PTT Genel Müdürlüğümün posta tekeli dışında kalan gönderilen dağıtım hizmetleri, ihale ile 3. kişilere ve en son olarak da davalı Emir Müteahhitlik şirketine verilmiştir. Davacı bu işte, ihaleyi alan şirketler değiştiği halde çalışmış ve en son davalı şirket tarafından iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davalı kurum tekel niteliğindeki posta dağıtım işi için yasa ile kurulmuştur. Kurum, gönderilen kıymetli evrak, mektup, havale gibi adrese gitmesi gereken belgeleri, kabul etmekte, adresine ulaşması için nakil etmekte ve gönderilen yerde bulunan işyerindeki elemanları ile de gönderilen adrese dağıtmaktadır. Davalı kurum posta tekeli dışında kalan dağıtım işinde de, aynı prosedürü uygulamaktadır. Posta tekeli dışında kalan gönderilenin kabulü, nakli ve dağıtımı işi, yardımcı iş olarak kabul edilemez. İhale ile alt işverenlere verilen bu iş, tekelindeki posta dağıtım işi gibi, asıl iştir. Yukarda ki hükümler dikkate alındığında, kural olarak asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi mümkün değildir. Davalı kurumun verdiği asıl işin bir bölümü olan posta dağıtım işinin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir yönü de bulunmamaktadır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalı PTT Genel Müdürlüğü gerçek işverendir. Asıl işin bir bölümü ihale ile verilen diğer şirketin işverenlik sıfatı bulunmamaktadır.
DAVA; Davacı, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davalı PTT Genel Müdürlüğü işyerinde taşeron şirketler değiştiği halde posta dağıtım işinde çalıştığını, dağıtım işinin asıl işi olduğunu, asıl işin alt işverene verilemeyeceğini, verilmesi nedeni ile davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılması gerektiğini, davalılar arasındaki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia eden davacı vekili, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı PTT Genel müdürlüğü vekili, davacının alt işveren işçisi olduğunu, diğer davalı aralarında iş sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, iş sözleşmesinin diğer davalı şirketçe haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı PTT Genel Müdürlüğü'nün tekeli dışındaki dağıtım işin ihale ile davalı diğer şirkete yaptırdığı, ihale makamı olması nedeni ile husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalı şirketin ise 30 un altında işçi çalıştırdığı, davacının bu şirke yönünde iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davalı PTT Gene Müdürlüğü yönünden husumetten, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dağıtım işinin davalı PTT'nin asıl işi olduğunu, 4857 sayılı L Kanunu'nun 2/6 maddesi gereği alt işverenlere verilemeyeceğini, baştan beri PTT Gene Müdürlüğü'nün asıl işveren olduğunu, ayrıca diğer şirketin başka işyerlerinde posta dağıtım iş yapan işçileri bulunduğunu, bunun araştırılmadığını, belirterek karan temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinde! veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre, "Asıl işverenin işçilerinin al işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklan kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek al işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmemi ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek al işverenlere verilemez.
Ayrıca, iş güvencesi hükümleri kapsamını düzenleyen aynı yasanın 18A maddesinde, "İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirleneceği' düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı PTT Genel Müdürlüğümün posta tekeli dışında kalan gönderilen dağıtım hizmetleri, ihale ile 3. kişilere ve en son olarak da davalı Emir Müteahhitlik şirketine verilmiştir. Davacı bu işte, ihaleyi alan şirketler değiştiği halde çalışmış ve en son davalı şirket tarafından iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davalı kurum tekel niteliğindeki posta dağıtım işi için yasa ile kurulmuştur. Kurum, gönderilen kıymetli evrak. mektup, havale gibi adrese gitmesi gereken belgeleri, kabul etmekte, adresine ulaşması için nakil etmekte ve gönderilen yerde bulunan işyerindeki elemanları ile de gönderilen adrese dağıtmaktadır. Davalı kurum posta tekeli dışında kalan dağıtım işinde de, aynı prosedürü uygulamaktadır. Posta tekeli dışında kalan gönderilenin kabulü, nakli ve dağıtımı işi, yardımcı iş olarak kabul edilemez. İhale ile alt işverenlere verilen bu iş,tekelindeki posta dağıtım işi gibi, asıl iştir. Yukarda ki hükümler dikkate alındığında, kural olarak asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi mümkün değildir. Davalı kurumun verdiği asıl işin bir bölümü olan posta dağıtım işinin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir yönü de bulunmamaktadır. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre, davalı PTT Genel Müdürlüğü gerçek işverendir. Asıl işin bir bölümü ihale ile verilen diğer şirketin işverenlik sıfatı bulunmamaktadır. Kaldı ki bu iş alt işverenlere verildiği ve alt işverenler değiştiği halde, davacı aynı şekilde görevine devam etmektedir. Yönetim hakkının davalı kurumda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı PTT Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumetten reddi hatalıdır.
Dağıtım işi ihale ile verilen ve iş sözleşmesini fesheden davalı şirketin işverenlik sıfatı bulunmadığından, hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekir.
Davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiği kanıtlanmış değildir. Davanın gerçek işveren PTT Genel Müdürlüğü hakkında kabulüne karar verilmesi gerekecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KAL-DIRILMASINA,
2. Davanın Emin Müteahhitlik şirketi yönünden husumetten REDDİNE,
3. Davalı PTT Genel Müdürlüğü hakkında davanın KABUL ile,
a) Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde Ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
c) Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak
kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarımı davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 45.60 TL yargılama giderinin davalı PTT Gene Müdürlüğü'nden tahsili ile davacıya verilmesine, adı geçen davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalı PTT Genel Müdürlüğü'nden alınarak davacıya verilmesine. Aynı miktar vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren Emin Müteahhitlik şirket verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine. Kesin olarak 14.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.