ÖZETİ: İşverene karşı davası bulunmayan davacı tanığı İ.M.’nin davacının diğer işçiye sen kim köpeksin dediğini duymadığı, bu beyanın dilekçesine eklenmesini insan kaynaklarının istediği yönündeki beyanı, davacının feshe konu olay öncesinde de servis erken hareket ettiğinden düştüğünün sabit olması, feshe konu söylendiği sabit olan” sen koyun gibi patates çuvalı gibi taşınmak istiyor olabilirsin ben bu şekilde taşınmak istemiyorum” şeklindeki beyanın hakaret niteliğinde olmayıp yaşanan olaydan dolayı davacının duyduğu tepkinin tezahürü olduğu, bu yönüyle işveren feshinin haksız olduğu sabit olup davacının işe iadesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

 

Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.

Dosya üzerinde Heyetçe yapılan inceleme sonucunda gereği görüşülerek karar verilmiştir.

  1. TALEP:

Davacı vekili; davacının davalı iş yerinde 14.03.2016-05.12.2024 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin serviste iş arkadaşına sataşma ve hakaret gerekçeleri ile haksız feshedildiğini belirterek işe iade isteminde bulunmuştur.

 

  1. CEVAP:

Davalı vekili; davacının serviste iş arkadaşlarına sataşarak hakaret ettiği iş akdinin haklı feshedildiği hususlarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ:

 İlk derece mahkemesince tutanak tanık beyanlarına göre davacının servisteki eyleminin sataşma niteliğinde olduğu işveren feshinin haklı ve geçerli olduğu belirtilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

  1. İSTİNAF SEBEPLERİ:

 Davacı vekili; davacının tutanaklarda bahsi geçen sözleri sarf etmediği, tanık İ.M.’nin beyanları ile bunun sabit olduğu, tanığın yeminli beyanının dikkate alınmadığı, davacının servis şoförünün davacı oturmadan hareket etmesi nedeniyle düştüğünü bu nedenle tartışma yaşandığını, tartışmayı diğer işçi F.Y nin başlattığı ve davacıya hakaret ettiği, bu işçinin iş akdinin feshedilmeyerek eşit işlem borcuna aykırı hareket edildiği, eylemle fesih arasında orantısızlık bulunduğu feshin son çare olması ilkesine aykırı hareket edildiği hususlarını ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf isteminde bulunmuştur.

  1. GEREKÇE:

Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca başvuranın sıfatına göre istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Taraflar arasında feshin geçerli nedene dayalı olup olmadığı noktasında çekişme bulunduğu görülmüştür.

Davalı iş yerinde 30’dan fazla işçi çalıştığı, davacının 6 aydan fazla kıdeminin bulunduğu, iş yerinin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcısı konumunda olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı yanca yazılı fesih bildiriminden 1 aylık süre içerisinde arabulucuya başvurulduğu, arabuluculuk son tutanak tarihinden 2 haftalık yasal süre içerinde davanın açılmış olduğu görülmüştür.

Davacının davalı işveren şirket bünyesinde 14/03/2016-05/12/2024 arasında tarihleri arasında çalıştığı dosya kapsamı ile sabit olduğu, davacı adına 14.03.2016 tarihinde davalı tarafından işe giriş bildiriminin yapıldığı, 05/12/2024 tarihinde işten çıkışının yapıldığı, bu tarihli SGK işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış kodunun 45( işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması) olarak bildirilmiş olduğu görülmüştür.

Davalı taraf davacının iş akdini 05.12.2024 tarihli fesih bildirimi ile, “…14.03.2016Tarihinden beri çalışmakta olduğunuz, Arıkan Kriko ve Mak.San Tic.A.Ş. unvanlı işyerimizde 04.12.2024 tarihinde servisle işe geldiğiniz esnada önce servis şoförüne sataştığınız; servis şoförünün tarafınıza cevap vermemesi üzerine şoföre karşı hakaret ve söylemlerinizi artırıp sesinizi yükseltmek suretiyle kavga çıkartmaya çalıştığınız; bunun üzerine serviste bulunan diğer çalışma arkadaşlarınızın sizi sakinleştirmeye çalışmalarından rahatsız olup çalışma arkadaşlarınıza hitaben sinkaflı kelimeler ile hakarette bulunduğunuz serviste bulunan diğer kişilerce de tutanaklarla doğrulanmıştır.

Bu davranışınızla diğer çalışma arkadaşlarınızın da huzurunu bozduğunuz, çalışma barışı ile bağdaşmayan bu tür davranışlarınızın daha evvel de olduğu malumunuzdur. Tutanaklar üzerine savunmanız alınmış ve çalışma düzenini bozucu, sataşma mahiyetinde olan ve işin güvenliğini de tehlikeye düşüren kavga ve sataşma eyleminiz sebebi ile 4857 Sayılı Yasa’nın 25/2-d, e ve h, 1 maddeleri ve sair hükümler gereğince iş sözleşmeniz haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.

….” gerekçesi ile feshetmiştir.

Davacı hakkında 05.12.2024 tarihli servis şoförü ile tartıştığı ve sakinleştirmeye çalışan iş arkadaşlarına hakaret içerikli sözler sarf ettiğinden bahisle tutanak tutulduğu, davacının savunmasında; 03.12.2024 tarihinde servise bindiğinde servisin içi karanlık olduğundan ve servisinin hareket etmesi nedenli düştüğünü dirsek ve bileğinin incindiğini, neden hareket ediyorsun oturmadan deyince şoförün ben seni görmüyorum oturmak için acele etmelisin dediğini,04.12.2024 tarihinde oturmak için arkaya ilerlediğinde servisin gine hareket ettiğini şoföre bak gene aynısını yapıyorsun dediğini, F. Y isimli çalışanın kendisine sen ne ahlaksızsın terbiyesizsin dediğini, kendisinin de ona sen koyun gibi patates çuvalı gibi taşınmak istiyor olabilirsin ben bu şekilde taşınmak istemiyorum dedim olay tamamen F .Y isimli işçinin tahriki neticesinde gerçekleşti şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Davalı tutanak tanıkları tutanak içeriğini doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.

Davacı tanığı İ M Fesih konusu olayın bir gün öncesinde davacı ile servis şoförü arasında bir tartışma yaşanmıştır. Servis şoförü davacı servise bindikten sonra ancak oturmadan önce hareket etmiştir. İçerisi de karanlıktı, davacı sendeleyip tutunmaya çalıştı. Ben şoförün hemen arkasında oturuyordum. Şoför davacıya yetişmem lazım şeklinde cevap veriyordu. Davacının bu olayda koltuklara çarptığını gördüm. Sonraki gün yine aynı şekilde davacı oturmadan servis şoförü hareket etti. Davacı da ben bir otursaydım diye şoföre söyledi. Servis şoförü de alçak sesle acele etseydin otursaydın şeklinde söyledi. Sonrasında servisin içerisindeki başka bir çalışan olan Fatma Yücel her gün seninle mi uğraşacağız şeklinde davacıya söylendi. Davacı da ben seninle konuşmuyorum ben şoförle konuşuyorum hakkımı savunmuyorum dedi. Biraz tartışma uzayınca davacı patates çuvalı şeklinde, koyun gibi taşınmak istemiyorum dedi. Şahsi olarak kimseye bir hakarette bulunmadı. Davacı idari binada çalıştığı ve diğerleri de işçi olduğu için işten atılmamak için herkes koyunsunuz şeklinde çevirdi hatta insan kaynaklarının da buna müdahalesi olmuş, işçilere neler yazması gerektiğini söylemişlerdir. İnsan kaynakları bana da ne yazmam gerektiğini söylemiştir. Davacı bu durum dolayısı ile işten çıkarıldı, herkes pişman oldu. Ama iş ciddiye dönünce de kimse ifadesinden dönemedi. Fatma Yücel benim köylüm olur işten atılmamak için sende diğerlerinin yaptığı gibi şahitliğini yap dedi. Bende akrabam olduğu için işten atılmasın diye bu şekilde beyanda bulundum. Davacının Fatma Yücel’e köpek dediğini aslında duymadım. Fatma Yücel halen iş yerinde çalışmaya devam ediyordur. Diğer tanıklarda çalışmaya devam etmektedirler. İş yerine ait servislerde şoförler kurallara genelde uymuyorlardı ancak küçük şeyler diyerek kimse şikayette bulunmuyordu. Çalıştığımız için kimse hakkını savunmuyordu. Davacı şoförle tartıştığı sırada ne şoföre ne de yolculara hakaret etmemiştir. Bu konu ile ilgili tutanakların nasıl yazıldığını görmedim ancak ben beyanda bulunup yazarken insan kaynakları davacının Fatma Yücel’e ”köpek ” dedi şeklinde beyanıma eklememi söylediler. Fabrika beni hatta şahit olarak gösterdi. Ben davacının aslında koyun gibi taşınmak istemiyorum dediğini söyleyince fabrika müdürü beni şahitlikten çıkardı. F. Y.’de davacının atılacağını düşünmediğini H. C. ismindeki insan kaynakları müdürüne söyledi. Sadece ihtar verilir diye düşünmüştüm üzüldüm dedi. Bizde aynı şekilde konunun ihtarla kapanacağını düşündük üzüldük. Davacı hergün servise günaydın diyerek binerdi. Davacı hakkını savunup şoförle tartıştığı için herkes şikayetçi oldu şeklinde beyanda bulunmuştur.

İşverene karşı davası bulunmayan davacı tanığı İ.M.’nin davacının diğer işçiye sen kim köpeksin dediğini duymadığı, bu beyanın dilekçesine eklenmesini insan kaynaklarının istediği yönündeki beyanı, davacının feshe konu olay öncesinde de servis erken hareket ettiğinden düştüğünün sabit olması, feshe konu söylendiği sabit olan” sen koyun gibi patates çuvalı gibi taşınmak istiyor olabilirsin ben bu şekilde taşınmak istemiyorum” şeklindeki beyanın hakaret niteliğinde olmayıp yaşanan olaydan dolayı davacının duyduğu tepkinin tezahürü olduğu, bu yönüyle işveren feshinin haksız olduğu sabit olup davacının işe iadesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, duruşma yapılmadan davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.

  1. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi’nin kararının HMK’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;

 

a- Davanın KABULÜ ile;

b- Davalı işverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalıya ait işyerindeki İŞİNE İADESİNE,

c- Davacının kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurması sonucunda işverence işe başlatılmadığı takdirde davacının kıdemi ve fesih sebebi göz önünde bulundurularak takdiren 5 aylık çıplak brüt ücreti tutarında Brüt 255.150,00 TL işe başlatmama tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE.

d- Davacının süresi içinde işverene başvurması halinde Mahkeme kararının kesinleşmesine kadar boşta geçen çalıştırılmadığı süre içinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklar karşılığı brüt216.497,04 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE.

e-Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan MAHSUBUNA,

f-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken alınması gerekli 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

g-Davacı tarafından yatırılan toplam855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

ğ-Davacı tarafından bu yargılama nedeniyle yapılan toplam 3.947,50TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

h-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanıp taktir olunan45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile alınıp davacıya verilmesine,

ı-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A. maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26. Maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-ç ve 326. maddeleri uyarınca yargılama giderlerinden sayılan ve ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.080,00 TL’nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDEDİLMESİNE,

2-Davacı tarafından karşılanan istinaf peşin harcının istemi halinde davacıya iadesine,

3-Davalı yönünden istinaf karar veilam harcı 732,00 TL’den peşin alınan 615,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4- İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri 395,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- 6100 sayılı HMK’nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği, talep halinde kesinleşme şerhi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/a maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca mahiyeti itibariyle kesin olmak üzere 13.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

 

Relevant Law / Article

4857 S. İşK/18-21

ANKARA

REGIONAL COURT OF COURT

LEGAL DEPARTMENT

Docket No. 2025/2859

Decision No. 2026/52

Date: 13.01.2026

 VOID AND UNFAIR TERMINATION

THE WORKER’S REACTION APPROPRIATE TO THE INCIDENT CANNOT BE ACCEPTED AS AN INSULT