ÖZETİ: İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönündeki kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması hâlinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesinin 9. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu maddeye göre 21 saat üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda bu düzenleme dikkate alınmadığı; davacının ayda 21 gün 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalıştığı ve bu süreye 2 saat yol süresi eklenerek haftalık 26 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; belirlenen haftalık fazla çalışma süresinden, iş sözleşmesine göre davacıya ücretin içinde ödenen haftalık 5,20 saat (yıllık 270 saatin hafta başına denk düşen kısmı) mahsup edilmek suretiyle fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde jeoloji mühendisi olarak çalıştığını, 08.00-20.00 saatleri arasında 21 gün çalışıp 9 gün serbest zaman kullandığını, serbest zamanının çalıştığı ilden çıkışı ile başladığını, Ankara’ya dönüş süresi ve araziye geliş gidiş yol süresinin dikkate alınmadığını, fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi, hafta tatili kullandırılmaması, onayı olmadan şehir dışına gönderilmesi, yol sürelerinin çalışma süresine eklenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket yönetiminin kayyumda olduğunu, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, 45 saati aşan çalışması olmadığını, fazla çalışma yapması hâlinde ücretinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, iş sözleşmesi gereği fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, fazla çalışma yapılması hâlinde serbest zaman kullanıldığını, denkleştirme uygulandığını, hafta tatilini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
- İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 9. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunun düzenlendiği, davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağı bulunduğunun sabit olduğu, alacak hesaplamalarında ve hesaplamaya esas alınan ücrette hukuka aykırılık bulunmadığı, alacaklar tanık beyanına dayalı olduğundan %30 indirim yapılmasının yerinde olduğu, davacının ödenmemiş işçilik alacağı bulunduğundan haklı fesih nedeniyle davacının kıdem tazminatını hak ettiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
- TEMYİZ
- Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
- Kararın kesin olduğunu,
- Prim ve ikramiyenin fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağı hesabında ücrete dâhil edilmesi gerektiğini,
- Fazla çalışma süresinin yanlış hesaplandığını, 1 saatlik raporlama süresinin ve iller arasında geçen sürelerin eklenmesi gerektiğini, tanıkların çalışma süresine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
- Alacaklardan indirim yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
- Fazla çalışma hesabının haftalık yapılması gerektiğini, yapılan hesaplamada iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğuna ilişkin düzenlemenin dikkate alınmadığını, sahaya gidip gelirken yolda geçen sürenin fazla çalışma süresine eklenmesinin hatalı olduğunu,
- Bilirkişi raporunda iş sözleşmesinde düzenlenen denkleştirmenin dikkate alınmadığını,
- Davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı olmadığından kıdem tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
- İndiriminin %70 olması gerektiğini ileri sürmüştür.
- Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hesaba esas ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönündeki kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması hâlinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesinin 9. maddesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu maddeye göre 21 saat üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunda bu düzenleme dikkate alınmadığı; davacının ayda 21 gün 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalıştığı ve bu süreye 2 saat yol süresi eklenerek haftalık 26 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; belirlenen haftalık fazla çalışma süresinden, iş sözleşmesine göre davacıya ücretin içinde ödenen haftalık 5,20 saat (yıllık 270 saatin hafta başına denk düşen kısmı) mahsup edilmek suretiyle fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Relevant law / article
4857 S. ISK/41
T.C
SUPREME COURT
Legal department
Main No. 2025/1400
Decision No. 2025/4435
Date: 15.05.2025
It is necessary to value the rules that the working fee is included in the monthly wage.
The provision that overall work is included in the monthly wage in the work contract will be limited to 270 hours per year.
270 hours in the year, 5.2 hours per week, the part of the excess account account should be deducted