SAYILAR

Esas No : 2025/6205
Karar No : 2025/7513
Tarihi : 07.10.2025
İlgili Kanun/Madde : 6100 S. HMK/176 vd.
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

 

ISLAH

KISMEN ISLAHIN, TAHKİKATIN SONA ERMESİNE KADAR YAPILABİLECEĞİ

HENÜZ ISLAH HAKKININ KULLANILMADIĞI, ISLAH HAKKININ KULLANILMASI İÇİN SÜRE TALEP EDİLDİĞİ BİR ANDA, BİR HAFTALIK KESİN SÜREDEN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ

DURUŞMA SIRASINDA ISLAH HAKKINI KULLANAN VEYA DAHA ÖNCE DİLEKÇE İLE ISLAH HAKKINI KULLANAN TARAF AÇISINDAN ISLAHA İLİŞKİN USUL İŞLEMİNİN TAMAMLANMASI, İÇİN BİR HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLEBİLECEĞİ

 

Relevant Law / Article

T.R.

Supreme Court

LEGAL DEPARTMENT

Docket No.

Decision No.

Date:

Tam Metin

 

ÖZETİ: 6100 sayılı Kanun’un 176. maddesine göre, taraflardan herbiri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, yine aynı Kanun’un 177. maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. 6100 sayılı Kanun’un 177. maddesinde ıslahın zamanı ve şekli düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1. fıkrasına göre kısmen ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bilindiği gibi kısmen ıslah işleminin dilekçe ile veya duruşma sırasında yapılması zorunlu değildir. Bununla birlikte duruşma sırasında ıslah hakkını kullanan veya daha önce dilekçe ile ıslah hakkını kullanan taraf açısından ıslaha ilişkin usul işleminin tamamlanması, örneğin harcın ödenmesi bakımından 181. maddede öngörülen bir haftalık kesin süre verilebilir. Çünkü bu aşamada ıslah hakkı kullanılmış olup ıslaha ilişkin usul işleminin yapılması 181. maddedeki kesin süreye tâbidir. Ancak henüz ıslah hakkının kullanılmadığı, ıslah hakkının kullanılması için süre talep edildiği bir anda, 181. maddenin uygulanmasından söz edilmesi de mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, duruşma sırasında ıslah hakkının kullanımı veya ıslah dilekçesi sunulması için mahkemeden süre talep edilmesi hâlinde, 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda ıslah hakkının 6100 sayılı Kanun’un 177. maddesi gereğince tahkikat bitimine kadar kullanılabileceği dikkate alınmalı, bu hüküm çerçevesinde sonuca gidilmelidir. Dairemizin yerleşik hâle gelen uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.10.2023 tarihli ve 2023/9686 Esas, 2023/15843 Karar sayılı kararı).

 

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 07.03.2002 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiği 10.06.2011 tarihine kadar ilik düğme bölümünde çalışmaya devam ettiğini, çalışma saatlerinin hafta içi 08.00-21.00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu, aylık 830,00 TL net ücret aldığını, işyerinde yemek ve servis hizmeti olduğunu, davalı işyerinin çalışanlarına yıllık bir aylık ücret tutarında ikramiye verdiğini ancak son 3,5 yıldır ikramiye alacaklarının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ve karşılığı ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. CEVAP

Davalı yasal süresinde cevap dilekçesi vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanlarında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı tarafça sunulan kayıtlı belgelerden anlaşılan hizmet süresinin 07.03.2002-10.06.2011 tarihleri arasında toplam 9 yıl 3 ay 3 gün olduğu, davacı tanık beyanları, giydirilmiş brüt ücretinin ikramiye, yemek ve servis uygulaması da dâhil edilmek sureti ile 1.473,94 TL olduğu, ispat külfeti kendisinde bulunan davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı, dinlenen tanık beyanlarında davacının fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı, kullandırılmayan ve karşılığı ücreti ödenmeyen 18 günlük bakiye yıllık ücretli izin süresinin bulunduğu, ikramiye uygulamasının mevcut olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu, davacı vekiline 25.02.2013 tarihli celsede davasını ıslah etmesi üzerine bir haftalık süre verildiği, davacı vekilinin süresinden sonra 25.12.2013 tarihli ancak UYAP ile oluşturulan elektronik ortam üzerinden 22.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah harcını da süresinden sonra 23.09.2014 tarihinde yatırdığı anlaşılmakla davacının süresinde yapılmayan ıslah talebi yok kabul edilerek dava dilekçesinde bildirilen tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 176 ve 177. maddeleri gereğince ıslahın tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceğini, Mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin kanuna aykırı ve hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

  1. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kısmen ıslah hakkının süresinde kullanılıp kullanılmadığı ve davacının ıslah talebine değer verilip verilemeyeceği noktasındadır.

6100 sayılı Kanun’un 176. maddesine göre, taraflardan herbiri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, yine aynı Kanun’un 177. maddesine göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. 6100 sayılı Kanun’un 177. maddesinde ıslahın zamanı ve şekli düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1. fıkrasına göre kısmen ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bilindiği gibi kısmen ıslah işleminin dilekçe ile veya duruşma sırasında yapılması zorunlu değildir. Bununla birlikte duruşma sırasında ıslah hakkını kullanan veya daha önce dilekçe ile ıslah hakkını kullanan taraf açısından ıslaha ilişkin usul işleminin tamamlanması, örneğin harcın ödenmesi bakımından 181. maddede öngörülen bir haftalık kesin süre verilebilir. Çünkü bu aşamada ıslah hakkı kullanılmış olup ıslaha ilişkin usul işleminin yapılması 181. maddedeki kesin süreye tâbidir. Ancak henüz ıslah hakkının kullanılmadığı, ıslah hakkının kullanılması için süre talep edildiği bir anda, 181. maddenin uygulanmasından söz edilmesi de mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, duruşma sırasında ıslah hakkının kullanımı veya ıslah dilekçesi sunulması için mahkemeden süre talep edilmesi hâlinde, 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda ıslah hakkının 6100 sayılı Kanun’un 177. maddesi gereğince tahkikat bitimine kadar kullanılabileceği dikkate alınmalı, bu hüküm çerçevesinde sonuca gidilmelidir. Dairemizin yerleşik hâle gelen uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.10.2023 tarihli ve 2023/9686 Esas, 2023/15843 Karar sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili 25.02.2013 tarihli celsede ıslah hakkını kullanmak üzere süre talep etmiş olup bu hakkını tahkikat sona ermeden önce 22.09.2014 tarihli dilekçe ile kullandığı ve harcını ise 23.09.2024 tarihinde yatırdığı ve bu tarihte ıslaha ilişkin usul işlemini tamamladığı dikkate alındığında; 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinde öngörülen bir haftalık kesin süre içinde ıslaha ilişkin usul işleminin yapılmadığından söz edilemez.

Bu durumda davacının tahkikat sona ermeden verdiği ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirmeyle ıslah dilekçesinin geçersiz kabul edilmesi isabetsiz olup yukarıda açıklanan kanun hükümlerine ve Dairemizce uygulanan ilke ve esaslarına açıkça aykırı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

  1. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Relevant Law / Article

6100 S. HMK/176 et seq.

T.R.

Supreme Court

LEGAL DEPARTMENT

Docket No. 2025/6205

Decision No. 2025/7513

Date: 07.10.2025

BREEDING

 PARTIAL RECOVERY CAN BE MADE UNTIL THE END OF THE INVESTIGATION

WHEN THE RIGHT TO RECOVERY HAS NOT BEEN USED YET, AND A PERIOD IS REQUESTED FOR THE USE OF THE RIGHT TO RECOVERY, AN EXACT PERIOD OF ONE WEEK CANNOT BE MENTIONED.

A PERIOD OF ONE WEEK MAY BE GIVEN FOR THE COMPLETION OF THE PROCEDURAL PROCEDURE RELATED TO RECOVERY FOR THE PARTY USING THEIR RIGHT TO RECOVERY DURING THE HEARING OR THE PARTY WHO PREVIOUSLY USED THE RIGHT TO RECOVERY WITH A PETITION.