ORMAN İŞLERİ

SAYILAR

Esas No : 2012/9696
Karar No : 2014/14516
Tarihi : 05.05.2014
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İŞK. /4,5
Yargı Yeri: YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar : • ORMAN İŞLERİ • İŞYASASININ KAPSAMI

Tam Metin

YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
 
Esas No.
Karar No.
Tarihi:
 2012/9696
2014/14516
05.05.2014
İlgili Kanun / Madde
4857 S. İŞK. /4,5

 

   

  • ORMAN İŞLERİ
  • İŞYASASININ KAPSAMI
  ÖZETİ Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır.

 

 
             

DAVA :Davacı,  ücret alacağının  ödetilmesine  karar verilmesini istemiştir.
            Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
            Hüküm süresi içinde davalı  SS Anacık Erenler Köyleri  Tarımsal Kalkındırma  Koop. tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.T.Ballı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalıların Anacık-Erenler köyleri Tarım ve Orman Kalkındırma Kooperatifinin başkan ve üyeleri olduğunu, Orman İdaresinin Anacık Köyü sınırları içerisindeki 295 ve 318 seri numaralı bölmelerdeki orman içi tıraşlama faaliyetinin yapılması için köyde Tarım ve Orman Kalkınma Kooperatifini bu işin yapılması için görevli kıldığını, köy sakinlerinden çalışma talebinde bulunan kişiler olarak kendi aralarında postalar oluşturarak kendilerine teslim edilen damgalı ve numaralı ağaçları kesmek, sürütme, nakil ve yükleme işlemlerinde görevlendirildiklerini, 2008 ve 2009 yıllarında bu yapmış oldukları işlemler neticesinde postalarının hakkı olan 8.611,18 TL’nin orman işletmesinin kooperatif yetkililerine kendilerine ödenmek üzere vermiş olduğu halde davalıların kendilerini oyalamak suretiyle hak ettikleri bedeli kendilerine ödemediğini iddia ederek ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
Yargılamanın devamı aşamasında Mehmet Cerit ve İsmail Karcı ibraz ettikleri müdahale dilekçelerinde, davalılar hakkında açılan alacak davasının doğru olup, davacı yanında müdahil olarak davaya kabullerine karar verilmesini, kooperatif namıma çalışmış bulunduklarını, haklarını davalılardan alamadıklarını iddia ederek ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar Davut Arslan ve Zekeriya Karakuş cevaplarında özetle; davacı tarafa borçlarının olduğunu, ancak borçlarının davacının iddia ettiği kadar olmadığını, borçlarının ne kadar ise hesabına yatıracaklarını ve paraları olduğunda borçlarını ödeyeceklerini beyan etmişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı davalılardan  S.S. Anacık-Erenler Köyleri  Tarımsal  Kalkınma  Kooperatifi taraafından temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Temsilde hatanın düzeltilmesi sonucu davanın kooperatife yöneltilmesi karşısında davalı şahıslar hakkında bu nedenle “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesi ile “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin göresizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 25.3.2008 gün 2007/ 9975 E, 2008/ 6368 K.).
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.
Buna göre;
1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,
3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde
4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde,
çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.

Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır.
Somut olayda yukarıdaki ilkeler de nazara alınarak davacının yaptığı işin tarım işi olup olmadığı ve istisna kapsamında kalıp kalmadığı saptanarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesi yada İş Mahkemesi sıfatı ile görülüp görülmeyeceğinin değerlendirilmemesi hatalıdır.
3- Kabule göre de ;
a) Usulüne uygun dava açmayan müdahil davacı M.Cerit’in müdahil davacı sıfatı ile lehine alacağı hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi hatalıdır.
b) Davacının şahsi alacağının Andırın Cumhuriyet Savcısı huzurundaki 22.07.2011 tarihinde müşteki sıfatı ile alının beyanı da dikkate alınarak 190 m3 karşılığı ile sınırlı olduğunun düşünülmemesi de  hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.