SAYILAR

Esas No : 2025/6202
Karar No : 2025/7395
Tarihi : 06.10.2025
İlgili Kanun/Madde : 6098 S. TBK/179
Yargı Yeri:

Ek Başlıklar :

 

CEZAİ ŞART

BAKİYE SÜRE ÜCRETİ

SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILMAMIŞSA HEM CEZAİ ŞART HEM BAKİYE SÜRE ÜCRETİ İSTENEMEYECEĞİ

İŞ SÖZLEŞMESİNDE HEM CEZAİ ŞART HEM BAKİYE SÜRE ÜCRETİNİN ÖDENECEĞİ HÜKMÜNÜN BULUNMASI HALİNDE HEM CEZAİ ŞAR HEM BAKİYE SÜRE ÜCRETİNİN İSTENİLEBİLECEĞİ

Relevant Law / Article

T.R.

Supreme Court

LEGAL DEPARTMENT

Docket No.

Decision No.

Date:

Tam Metin

 

 

ÖZETİ 6098 sayılı Kanun’un 179. maddesinde “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” hükmü düzenlenmiştir.

Seçimlik ceza koşulunda alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o koşulun gerçekleşmesi, yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini isteyemez (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yirmi Beşinci Baskı, Ankara, 2020, s.1314).

6098 sayılı Kanun’un 179/1 hükmü emredici değil düzenleyici bir kural olduğundan taraflar aksini kararlaştırabilir. Şu hâlde; feshe bağlı olarak ortaya çıkan cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın ayrı ayrı talep edilebilmesi için bu yönde sözleşmede açık düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Yargıtayın yerleşik hâle gelen içtihatları bu doğrultudadır (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/29534 Esas, 2020/2899 Karar sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/498 Esas, 2021/6992 Karar sayılı, 13.06.2022 tarihli ve 2022/6065 Esas, 2022/7555 Karar sayılı kararları).

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bursaspor Kulübü Derneği ile 02.07.2019 tarihinde Teknik Adam Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 15.08.2019 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından tasdik ve tescil edildiğini, sözleşmenin davalı tarafından Bursa 16. Noterliği vasıtası ile gönderilen 17.12.2019 tarihli ve 46221 sayılı ihbarname ile tek taraflı olarak feshedildiğini, ödenmesi gereken ücret ve fesih tazminatının ödenmediğini ileri sürerek ödenmeyen ücret, bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ve cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacı ile 02.07.2019-31.05.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere akdedilen sözleşmenin Bursa 16. Noterliğinin 17.12.2019 tarihli ve 46221 sayılı ihbarnamesi ile feshedildiğini, teknik adama yapılan ödemelere dair ödeme kayıtlarının celbine karar verilmesini talep ettiklerini, ödeme belgelerinden anlaşılacağı üzere davalı Kulübün davacı teknik adama talep edilen tutarda borcunun bulunmadığını, davacının hem sözleşmenin feshinden kaynaklanan fesih tazminatı hem de belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi sebebiyle çalışmadığı süre için bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep ettiğini, bu fahiş taleplerin kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada davacı ile yapılan sözleşme gereği davacıya 31.10.2019 ve 30.11.2019 tarihleri ile Aralık 2019 ayında çalıştığı 17 günlük kısma ilişkin ücretlerinin ödenmediği belirtilmiş, sözü edilen sözleşmede “Taraflardan herhangi biri, iş bu sözleşmeyi; noterden yazılı bildirimde bulunmak ve 500.000,00 TL fesih tazminatı ödemek şartı ile, 2019-2020 TFF Birinci Lig futbol sezonunun birinci yarısının bitme tarihine kadar, sebep bildirmeksizin feshetme hakkında sahiptir. Ancak iş bu fesih tazminat ödemek sureti ile sözleşmenin feshi, sadece 2019-2020 TFF birinci lig sezonunun, ilk yarısının bitme tarihine (ilk yarının son maçının oynandığı tarih) kadar geçerlidir. Bu tarihten sonra, (sözleşmenin 2.5 maddesinde belirtildiği şekilde uzaması hâli de dâhil) sözleşme devam ettiği süre boyunca, taraflardan herhangi biri, sebep belirtmeksizin, dilediği zaman, 3 gün önceden noterden yazılı bildirim göndermek kaydı ile iş bu sözleşmeyi. tazminatsız ve tek taraflı olarak feshetme hakkına sahiptir.” şeklinde düzenleme bulunduğu, aldırılan teknik bilirkişi raporunda TFF 1. Futbol Ligi 2019-2020 sezonu 1. Devre/yarı son maç tarihinin 29.12.2019 saat 19.00 olduğu, davalının Bursa 16. Noterliğinden ihbarname ile 17.12.2019 tarihinde teknik adam sözleşmesini tek taraflı feshettiği, davacının cezai şart talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un (6098 sayılı Kanun ) 182. maddesi de göz önüne alınarak Kabulü ile 02.07.2019 başlama tarihli 31.05.2020 bitiş tarihli Türkiye Futbol Federasyonu-Teknik Adam Sözleşmesinde belirlenen 500.000,00 TL cezai şarttan 6098 sayılı Kanun’un 182. madde uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 333.333,33 TL olarak kabul edildiği, davacının fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarih ile fesih bildirimin yapıldığı tarih arasında 3 günlük bakiye ücret alacağının da bulunduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  1. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ve cezai şart alacağının kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

  1. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ile cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı noktalarındadır.

  1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  2. İlk Derece Mahkemesince somut davada hem bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın hem de cezai şartın birlikte istenebileceği kabul edilerek her iki talep de hüküm altına alınmış, Bölge Adliye Mahkemesince davalının bu konudaki istinaf itirazı yerinde bulunmayarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ne var ki varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.

6098 sayılı Kanun’un 179. maddesinde “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” hükmü düzenlenmiştir.

Seçimlik ceza koşulunda alacaklı seçimlik bir yetkiye sahiptir. Buna göre o koşulun gerçekleşmesi, yani borçlunun asıl edimi hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ya asıl edimin ifasını ister ya da bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep eder. Seçimlik ceza koşulunda alacaklı hem asıl edimin ifasını hem de ceza koşulunun ödenmesini isteyemez (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yirmi Beşinci Baskı, Ankara, 2020, s.1314).

6098 sayılı Kanun’un 179/1 hükmü emredici değil düzenleyici bir kural olduğundan taraflar aksini kararlaştırabilir. Şu hâlde; feshe bağlı olarak ortaya çıkan cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın ayrı ayrı talep edilebilmesi için bu yönde sözleşmede açık düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Yargıtayın yerleşik hâle gelen içtihatları bu doğrultudadır (Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/29534 Esas, 2020/2899 Karar sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2021/498 Esas, 2021/6992 Karar sayılı, 13.06.2022 tarihli ve 2022/6065 Esas, 2022/7555 Karar sayılı kararları).

Yapılan açıklamalara ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanmış iş sözleşmesinde bahsi geçen yönde açık bir hüküm olmadığından, cezai şart ile bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminatın bir arada istenmesi mümkün değildir. Davacının bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat konusunda temyizi bulunmadığı ve yargılamada gelinen aşama itibarıyla hüküm altına alınan cezai şart miktarı dikkate alındığında; somut uyuşmazlıkta davacının seçimlik yetkisini cezai şart alacağı yönünde kullandığı kabul edilmelidir. Şu hâlde bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talebinin reddi yerine kabulü hatalı olmuştur.

  1. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

Relevant Law / Article

6098 S. TBK/179

T.R.

Supreme Court

LEGAL DEPARTMENT

Docket No. 2025/6202

Decision No. 2025/7395

Date: 06.10.2025

PENAL CLAUSE

BALANCE TERM FEE

IF NOT AGREED IN THE CONTRACT, BOTH A PENALTY CONDITION AND THE BALANCE PERIOD FEE CANNOT BE REQUESTED.

IF THE EMPLOYMENT CONTRACT CONTAINS A PROVISION THAT BOTH THE PUNISHMENT AND THE BALANCE PERIODS FEE WILL BE PAID, BOTH THE PENAL SYSTEM AND THE BALANCE PERIODS FEE MAY BE DEMANDED.