FESHİN GEÇERLİ NEDENE DAYANDIĞINI İŞVERENİN İSPAT ETMEK ZORUNDA OLDUĞU

SAYILAR

Esas No : 2023/480
Karar No : 2024/135
Tarihi : 18.01.2024
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İşK/17-25
Yargı Yeri: T.C ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

  • FESHİN GEÇERLİ NEDENE DAYANDIĞINI İŞVERENİN İSPAT ETMEK ZORUNDA OLDUĞU
  • FESHİN YAZILI VE SEBEBLERİN AÇIK NET OLARAK GÖSTERİLMEMİŞ OLMASININ FESHİN GEÇERSİZLİK NEDENİ OLDUĞU
  • SGK İŞTEN AYRILIŞ BİLKDİRGESİNDE GÖSTERİLEN NEDENLE MAHKEME SAVUNMASINDA İLERİ SÜRÜLEN FESİH NEDENİN FARKLI OLMASI
  • GEÇERSİZ FESİH

Tam Metin

ÖZETİ 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.

İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı Yasa’nın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.

Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25 inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, “iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur.

Somut olayda; davacının iş akdinin 31.03.2022 tarihinde “..haricen yapılan araştırma neticesinde öğrenildiği üzere güvenliği tehlikeye düşüren sebeplerin tespit edilmesi ile çalışanın kartı iptal edilmiştir…” nedenlerle feshedildiğinin davalı tarafça iddia edildiği, yazılı feshi bildirimi olmadığı, SGK’ye bildirilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodu olarak 04 kodu (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) bildirildiği, fesih sebebini açık ve kesin içeren yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması feshi geçersiz kılacağından mahkemece feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadeye karar verilmesi isabetlidir.

İşe iade davasının mali sonuçlarının brüt olarak tespit edilmesinin yerleşik Yargıtay uygulama sına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.

 

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmekle incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının amirleri tarafından verilen tüm talimatlara uymasına rağmen iş akdinin feshin haksız olduğunu beyanla davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ CEVABININÖZETİ

Davalı Titan 2 İç İçtaş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının 6 ay çalışmadığını, haricen yapılan araştırma neticesinde öğrenildiği üzere güvenliği tehlikeye düşüren sebeplerin tespit edilmesi ile davanın kartının iptal edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı İç İçtaş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının 6 ay çalışmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, haricen yapılan araştırma neticesinde öğrenildiği üzere güvenliği tehlikeye düşüren sebeplerin tespit edilmesi ile davanın kartının iptal edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi tarafından; “DAVANIN KABULÜ İle;

1-)Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı TİTAN-2 IC İÇTAŞ İNŞ. A,Ş’deki İŞİNE İADESİNE,

2-)Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 (dört) aylık ücreti olarak brüt 25.884,00 TL olarak belirlenmesine,

3-)Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 (dört) aylık ücret ve diğer haklarının brüt 25.884,00 TL olarak davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

4-)Davacının süresinde işe başlatılması durumunda varsa bu alacaktan peşin ödenen kıdem ve ihbar tazminatının mahsubuna,

5-)Alacak kalemlerinin brüt olarak belirlendiğinden, muhtemel infaz durumunda yasal kesintilerinin dikkate alınmasına,” karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı TİTAN2 vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı işçinin işyeri şahsi sicil dosyasının dahi yargılama dosyasına kazandırılmadığını, salt SGK kayıtları ile davanın kabulüne karar verildiğini, diğer yandan davacı tarafından tanık deliline başvurulduğunu ve fakat mahkeme tarafından tanıkların dinlenmediğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, müvekkili şirket tarafından feshin son çare olması ilkesine uygun olarak hareket edildiğini, bu yönde de hiçbir araştırma yapılmadığını, boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasında esas alınması gereken giydirilmiş net ücret olduğu halde dosya nezdinde brüt ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının, müvekkili şirkette çalışıyormuş gibi hesaplama yapılması gerektiğinden hesaplamada davalı müvekkilinin dosyaya ibraz ettiği belgeler doğrultusunda maktu net ücretin esas alınması gerektiğini beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı İC İçtaş vekili istinaf dilekçesinde özetle: Husumet itirazlarının bulunduğunu, SGK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının işvereninin Titan2 IC İçtaş A.Ş. Olduğunu, bu itibarla davacının işe iade talebini ancak işvereni olan diğerTitan2 IC İçtaş A.Ş.’ye yönlendirilebileceğini, Akkuyu Nükleer Güç Santralinin 02.07.2013 tarih ve 2013/5081 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Güvenlik Bölgesi ilan edildiğini, özel güvenlik önlemlerine tabi olan mevzuat gereği “Özel Güvenlik Bölgesi” olan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin yapımı kapsamında idari kurum ve kuruluşlar tarafından sıkı güvenlik önlemleri uygulandığını, personellerin saha giriş izni dahil tüm süreçlerin sıkı güvenlik denetimi ile yürütüldüğünü, haricen yapılan araştırma neticesinde güvenliği tehlikeye düşüren sebeplerin tespit edilmesi ile çalışanın kartının iptal edildiğini, buna istinaden içeri giriş sağlayamayan işçinin iş akdinin mevcut zorlayıcı sebepten dolayı feshedildiğini, kabul etmemekle birlikte yerel mahkemece hükmolunan tazminat miktarlarının davacı işçinin hak ettiğinin üzerinde olduğunu, davacının çalışmasının karşılığı olan tüm işçilik alacaklarının müvekkili tarafından bordrosuna tahakkuku yapılarak her ay banka hesabına yatırıldığını, diğer yandan boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasında esas alınması gereken ücretin giydirilmiş net ücret olması gerektiği halde dosyadaki bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının, müvekkili şirkette çalışıyormuş gibi hesaplama yapılması gerektiğinden hesaplamada davalı müvekkilinin dosyaya ibraz ettiği belgeler doğrultusunda maktu net ücretin esas alınması gerektiğini, hükümde hesaplanan ücretin usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu hatalı hesaplamaya dayalı ücret esas alınmak suretiyle yapılan boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı hesaplarının da hatalı hesaplandığını beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dairemizce istinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.

Dava, işe iade istemine ilişkindir.

Taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan işveren vekili konumunun bulunmadığı, davalı iş yerinde 30 işçiden fazla işçi çalıştığı, davacı işçinin kıdeminin 6 aydan fazla olduğu anlaşılmıştır.

İş sözleşmesinin 31.03.2022 tarihi itibariyle feshedildiği, davacı işçi tarafından yasal bir aylık sürede 05.04.2022 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış, 21.04.2022 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlanmış, davacı tarafından süresi içerisinde 05.05.2022 tarihinde yetkili ve görevli mahkemede işe iade davası açıldığı belirlenmiştir. Arabuluculuk görüşmeleri tüm tarafların katılımıyla ve hak düşürücü süreler içinde yapılmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

İncelenen dosya kapsamından; davacının SGK hizmet döküm cetveli, işe giriş- ayrılış bildirgeleri, davalı şirketin işyeri tescil detay bilgileri birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 10.09.2022-31.01.2022 tarihleri arasında davalılardan IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi nezdinde, 01.02.2022-31.03.2022 tarihleri arasında ise davalılardan Tıtan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi nezdinde montajcı olarak çalıştığı görülmüştür. Davacının 10.09.2022-31.01.2022 tarihleri arasında çalıştığı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin (aracı sıra no:27) olarak gösterildiği ve işyeri sicil numarasının 1170661 olduğu, SGK işyeri tescil detay bilgilerinde 1170661 işyeri sicil no ile gösterilen şirketin enerji santralleri inşaatı iş kolunda hizmet veren Tıtan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi olduğu, işin mahiyetinin enerji santralleri inşaatı olarak gösterildiği, yönetici ve ortak bilgileri bölümünde dedavalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ortak şirket olarak tescil bilgilerinin yer aldığı görülmekle; taraflarca sunulan deliller ve tüm dosya kapsamından 10.09.2022-31.01.2022 tarihleri arasındaki çalışması yönünden davalı Tıtan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi’nin asıl işveren sıfatıyla kendi bünyesinde yer alan yardımcı iş niteliğindeki bir kısım işlerini diğer davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine alt işveren sıfatıyla yaptırdığının anlaşıldığı ve bu kapsamda davalı taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinin VI. fıkrası uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmuş olduğu emsal dosyalara göre de anlaşılmıştır. (aynı yönde Adana BAM 11. Hukuk Dairesinin 2023/398-2023/1427 E.-K. Sayılı ilamı)

Belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışan davacının iş akdinin feshine ilişkin fesih bildiriminin bulunmadığı, SGK işten ayrılış bildirgesinde, işten ayrılış kodunun Kod 04 (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirildiği görülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.

İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı Yasa’nın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.

Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25 inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, “iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur.

Somut olayda; davacının iş akdinin 31.03.2022 tarihinde “..haricen yapılan araştırma neticesinde öğrenildiği üzere güvenliği tehlikeye düşüren sebeplerin tespit edilmesi ile çalışanın kartı iptal edilmiştir…” nedenlerle feshedildiğinin davalı tarafça iddia edildiği, yazılı feshi bildirimi olmadığı,SGK’ye bildirilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodu olarak 04 kodu (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) bildirildiği, fesih sebebini açık ve kesin içeren yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması feshi geçersiz kılacağından mahkemece feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadeye karar verilmesi isabetlidir.

İşe iade davasının mali sonuçlarının brüt olarak tespit edilmesinin yerleşik Yargıtay uygulamasına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.

İş mahkemelerinin görevine giren iş davaları basit yargılama usulüne tabi olup dosya kapsamına göre davacı tanıklarının dinlenmemesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla davalıların bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Ancak davacının SGK kayıtlarına göre 01.02.2022-31.03.2022 tarihleri arasında asıl işveren sıfatındaki Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinde çalışma kaydının yer aldığı belirlenmiştir. Sgk kaydında bu şirket açısından alt işveren kaydının 0 olarak göründüğü anlaşılmakla fesih tarihindeki işverenin tek başına Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi olduğu, diğer davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin işe iade ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır. Davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde olup ilk derece mahkemesinin bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.

Bu açıklamalar davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda belirtildiği üzere kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmekte olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK. 353/1-b.2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ilk derece mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

 

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

a-Alınması gereken427,60 TL istinaf harcından peşin yatırılan 179,90 TL’nin mahsubu ile geri kalan 247,70 TL istinaf harcının istinaf eden davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

b-İstinaf yargılama giderlerinin davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan istinaf gider avanslarının ilgililere iadesine,

2-Davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2022/237 Esas 2022/513 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, ilk derece mahkemesi kararı yerine,

3-A-Davanın IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

B-DavanınTitan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi yönünden KABULÜ ile;

a-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı TİTAN-2 IC İÇTAŞ İNŞ. A.Ş.’deki İŞİNE İADESİNE,

b-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 (dört) aylık ücreti olarak brüt 25.884,00 TL olarak belirlenmesine,

c-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 (dört) aylık ücret ve diğer haklarının brüt 25.884,00 TL olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

ç-Davacının süresinde işe başlatılması durumunda varsa bu alacaktan peşin ödenen kıdem ve ihbar tazminatının mahsubuna,

d-Alacak kalemlerinin brüt olarak belirlendiğinden, muhtemel infaz durumunda yasal kesintilerinin dikkate alınmasına,

e-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacının peşin olarak yatırdığı 80,70 TL’nin düşülmesi sonucu kalan 346,90 TL harcın davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak Hazineye irad kaydına,

f-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

g-Davacının yargılamada yaptığı 250,00 TL’nin davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

 

ğ-Davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketi tarafından yapılan ilk derece yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

hDavalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan ilk derece yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

ı-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

i-Davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,

j-2022 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince 840,00 TL arabuluculuk giderinin davalı Titan2 Ic İçtaş İnşaat Anonim Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

k-Tarafların yatırdığı gider avansından artan kısmın yatırana iadesine,

4-Davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu tarafa iadesine,

5-Davalı IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-İstinaf gider avansından arta kalanın yatırana iadesine,

8-HMK 359 maddesinin 4. fıkrası gereği kararın tebliği ile HMK 302 maddesinin 5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 18.01.2024 tarihinde İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi gereği KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.