ÖZETİ Davacı iş akdinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş davalı tarafça eylemli olarak istifa ettiği savunulmuştur. Dosya arasında yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır.
Dosya kapsamındaki el yazılı, imzalı ve tarihsiz istifa dilekçesinin “…çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” şeklinde olduğu, işveren tarafından sunulan el yazılı istifa dilekçesinin tarihsiz oluşu dikkate alındığında düzenlendiği tarihin belgeden anlaşılamadığı gibi, gerçek bir istifa dilekçesi olmadığı, istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça iş akdinin davacının istifası ile sona erdiği ispatlanamadığından davacının iş akdinin davalı tarafça geçerli veya haklı bir nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulü yerindedir. (aynı yönde Adana BAM 8. Hukuk Dairesinin 2022/359-2022/1129 E.-K. Sayılı ilamı)
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 26.07.2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, davacının istifa etmemesine rağmen davalının 03.07.2023 tarihinde çıkış kodu 03 ile davacıyı haksız olarak işten çıkardığını belirterek, iş akdinin feshinin geçersizliği ila davacının işe iadesine, işverenin süresi içerisinde işe başlatmaması halinde işe başlatmama tazminatının ve 4 aylık boşta geçen süre ücretin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Berdan Cıvata Somun Makine Yedek Parça İmalat Sanayi Ve Laboratuar Hizmetleri Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, diğer davalı ile aralarında anahtar teslimiişin söz konusu olduğu, davacının kendi çalışanları olmadığı, diğer davalı ile aralarında asıl işveren – alt işveren ilişkisi olmadığı, davacının taleplerinden alt işverenliğin sorumlu olduğunu, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mersa Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının işten kendi iradesi ile çıkmış olduğunu işten çıkarılmadığını, istifa dilekçesinin sunulduğunu, işe iade şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince,
“1-Davacı tarafça açılan davanın KABULÜ ile, davalı tarafça yapılan feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının İŞE İADESİNE,
2-Davacının süresi içindeki başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalıştığı süre ve fesih sebebi de dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücreti olan 57.240,00 TL olarak belirlenmesine,
3-Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer hakları toplamı olan brüt 57.240,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna…” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Berdan Cıvata Somun Makine Yedek Parça İmalat Sanayi Ve Laboratuar Hizmetleri Ticaret Sanayi Anonim Şirketi vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı diğer davalının çalışanı olup, müvekkil şirket nezdinde hukuken herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davanın müvekkil şirkete karşı açılmasının usule ve kanuna aykırı olduğunu, diğer davalı işveren ile müvekkil şirket arasında anahtar teslimi iş söz konusu olduğundan, davacı işçi müvekkil şirket çalışanı olmadığından, müvekkil şirket tarafından davacının iş akdinin feshedilmesi mümkün olmayıp, ne şekilde feshedildiği de müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmadığını, duruşmada dinlenen tanıkların anlatımları ile de bu husus ispatlandığını, tanık anlatımlarında görüleceği üzere davacı, diğer davalının çalışanı olup, müvekkil şirket nezdinde hukuken herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, müvekkil şirketin faaliyet alanı (iştigal konusu) davacı asilin çalışanı olduğu şirketin faaliyet alanından tamamen farklı olup söz konusu bağımsız olarak yapılan işin tamamı davacı asilin çalışanı olduğu şirket tarafından yapıldığını, Yargıtay kararları ve somut durum ışığında davacı tarafın taleplerinin müvekkil şirket açısından öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yaparak yerel mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, taraflar arasında alt işverenlik ilişkisi bulunduğu varsayımında dahi davacı taleplerinden müvekkil şirket sorumlu olmayacağını, işe iade davalarında alt işverenlik ilişkisi bulunması durumunda işçinin asıl işverenin işyerinde işe iadesine karar verilmesinin mümkün olmadığını, mahkeme kararında davalı tarafça ileri sürülen dilekçenin istifa dilekçesi mahiyetinde olmadığı ve iş akdinin davalı işveren tarafından haklı sebebe dayanmaksızın fesih edildiğini belirtilmiş ise de mahkemenin bu kanaatinin Yargıtayın yerleşik uygulamasına, dosya kapsamına, usul ve yasalara uygun olmadığını, davacının işten ayrılma sebebinin davacının kendi iradesi ile gerçekleştiğinden, bu davada işe iade şartlarının oluşmadığını, davacının işten çıkarılmadığını, kendi isteği ile işten çıktığını, kendi el yazısı ile yazılmış istifa dilekçesinin bulunduğunu, ortada geçersiz bir fesih olmadığını, davacının istifa beyanı neticesinde çıkış işlemi yapıldığından çıkış kodunun SGK-03 olduğunu, davacının kendi hür iradesiyle istifa ederek işten ayrıldığını feshin geçerli olduğunu, haksız davanın reddi gerektiğini, gerek dosya kapsamında belirtilen tanık anlatımlarında gerekse tanzim edilen bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davacı, diğer davalının çalışanı olup, müvekkil şirket nezdinde hukuken herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mersa Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı davasında kötü niyetli olduğunu, davacı istifa yönünde talebi olmadığını dava dilekçesinde iddia etmiş ise de, cevap dilekçesi ekinde davacının kendi el yazısı ile yazılmış istifa dilekçesi dosyaya sunulduğunu, davacının işten kendi isteği ile çıktığını, ortada geçersiz bir fesih olmadığını, davacının istifa beyanı neticesinde çıkış işlemi yapıldığından çıkış kodunun SGK-03 olduğunu, davacı kendi özgür iradesi ile kendi el yazısını içerir dilekçenin müvekkil şirkete sunumu ile istifa ederek, işten kendi özgür iradesi ile çıktığını, davacının gerçek bir istifa iradesi ile hiçbir baskı altında olmaksızın iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini, davacı dava dilekçesini sunduktan sonra feshin geçersizliği ile ilgili beyanlarının usule ve yasaya aykırı olarak değiştirdiğini, davacının bu husustaki beyanlarının gerçeklerle bir ilgisi bulunmamakta olup; HMK 319.maddesi gereği iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı kuralına aykırı bir beyan olarak ileri sürüldüğünden, bu beyanların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi işe iade koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE KABUL:
Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
Dava işe iade istemine ilişkindir.
Davacı işçinin 6 aydan fazla kıdeminin bulunduğu, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı, davalılara ait iş yerlerinde otuz (30) işçiden fazla işçi çalıştığı sabittir.
İş sözleşmesinin03.07.2023 tarihi itibariyle feshedildiği, davacı işçi tarafından yasal bir aylık sürede 18.07.2023 tarihinde davalılara karşı arabulucuya başvurulduğu, görüşmelerin 26.07.2023 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığı, davacı tarafından süresi içerisinde 09.08.2023 tarihinde şirkete karşı işe iade davası açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının 01.01.2022-03.07.2023 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 3 gün davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı konusunda anlaşmazlık yoktur. Anlaşmazlık davacının iş akdinin ne şekilde sonlandığı noktasında toplanmaktadır.
İş Kanunu 20/2 maddesi gereğince, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispatı külfeti davalı işveren üzerindedir. İşveren öncelikle feshin şekil şartların uygunluğunu kanıtlayacaktır. Fesih yazılı yapılmış, belirli durumlarda işçinin savunması alınmış, fesih bildirimi içeriğinde sebeplerin somut ve açık olarak gösterilmiş olmalıdır. Şeklen geçerlilik şartları tespit edildikten sonra içerik yönünden feshin geçerli ya da haklı olduğunun tespiti gereklidir.
Davacı iş akdinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş davalı tarafça eylemli olarak istifa ettiği savunulmuştur. Dosya arasında yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır.
Dosya kapsamındaki el yazılı, imzalı ve tarihsiz istifa dilekçesinin “…çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” şeklinde olduğu, işveren tarafından sunulan el yazılı istifa dilekçesinin tarihsiz oluşu dikkate alındığında düzenlendiği tarihin belgeden anlaşılamadığı gibi, gerçek bir istifa dilekçesi olmadığı, istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça iş akdinin davacının istifası ile sona erdiği ispatlanamadığından davacının iş akdinin davalı tarafça geçerli veya haklı bir nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulü yerindedir. (aynı yönde Adana BAM 8. Hukuk Dairesinin 2022/359-2022/1129 E.-K. Sayılı ilamı)
Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, davacının sözleşmesinin belirli süreli sayılmasını gerektirir objektif bir nedenin bulunmadığının kabulü yerindedir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki bentler dışında kalan istinaf talepleri yerinde olmayıp reddine karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de; davacının hangi davalı yanındaki işine iade edildiğinin belirtilmemesi infazda tereddüt yarattığı görülmekle, davalı Mersa Özel Güvenlik Şirketinde işe iadesinin karar vermek gerekmiştir.
Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HMK 353/1-b2. Maddesi gereğince mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-HMK 353/1-b.2 ve 355. maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Davanın KABULÜNE,
1-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının davalı MERSA ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ’ndeki iş yerine İŞE İADESİNE,
2- Davacının süresi içindeki başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalıştığı süre ve fesih sebebi de dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücreti olan 57.240,00 TL olarak belirlenmesine,
3- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer hakları toplamı olan brüt 57.240,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
4- Alınması gerekli615,40TL harçtan davacının peşin olarak yatırdığı 269,85TL’nin düşülmesi sonucu kalan345,55 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan 539,70 TL başvuru ve peşin harcın yargılama gideri olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan toplam 2.778,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7– Davacı lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
III-İstinaf incelemesi harç ve masrafları hakkında;
-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 427,60TL’nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davalı Mersa Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi’nden alınarak hazineye irad kaydına,
-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 427,60TL’nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davalı Berdan Cıvata Somun Makine Yedek Parça İmalat Sanayi Ve Laboratuar Hizmetleri Ticaret Sanayi Anonim Şirketi’nden alınarak hazineye irad kaydına,
-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-HMK’nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine,
-Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından verilen, karar tarihinde yürürlükte olan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Relevant law / article
4857 S. ISK/18-21
T.C.
Adana
Regional courthouse
Legal department
Main No. 2024/2188
Decision No. 2025/587
Date: 24.04.2025
The document that is not a real resignation cannot be respected.
Following termination
Specific termination