İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI

SAYILAR

Esas No : 2005/39008
Karar No : 2006/1806
Tarihi : 30.01.2006
İlgili Kanun/Madde : 4857 S.İşK/18-21 1086 S.HUMK/43
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9.HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :  İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI  AYNI İŞYERİNDEN AYNI NEDENLERLE İŞ SÖZLEŞMELERİ SONA ERDİRİLSE DE İŞE İADE DAVALARININ BİRLİKTE AÇILAMAMASI

Tam Metin

İlgili Kanun / Madde
4857 S.İşK/18-21
1086 S.HUMK/43

T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ

Esas No:  2005/39008
Karar No: 2006/1806
Tarihi:      30.01.2006

l İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI
l AYNI İŞYERİNDEN AYNI NEDENLERLE İŞ SÖZLEŞMELERİ SONA ERDİRİLSE DE İŞE İADE DAVALARININ BİRLİKTE AÇILAMAMASI

ÖZETİ: Davacıların iş sözleşmelerinin fesih sebebi aynı olup, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu açıktır. Ancak, feshin geçersizliği ve işe iade davasının özelliği gereği bu tür davaların birleştirilmesi doğru değildir. Zira feshin geçersizliği ve işe iade istemini içeren davalarda her davacı için fesih nedeni, hizmet süresi, iş güvencesi hükümleri kapsamında olup olmadığı, dava açma süresi gibi hususlar ayrı ayrı belirlenmekte ve dosyanın özelliğine uygun olarak hüküm kurulmaktadır. Keza, işe iade kararının infazında da yine işçinin iş sözleşmesindeki kişisel özellikleri öne çıkmaktadır. Davacıların talep konuları aynı olsa bile, davalı işveren hakkında tek bir dava dilekçesi ile açtıkları bu davada, belirtilen olguların tespiti ve temyiz incelemesi sırasında kararın denetimi bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır.

DAVA: Davacı feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı ve 161 arkadaşı tarafından davalı işveren aleyhine ayrı ayrı feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açılmıştır.
Mahkemece, isteğin kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların iş sözleşmelerinin fesih sebebi aynı olup, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu açıktır. Ancak, feshin geçersizliği ve işe iade davasının özelliği gereği bu tür davaların birleştirilmesi doğru değildir. Zira feshin geçersizliği ve işe iade istemini içeren davalarda her davacı için fesih nedeni, hizmet süresi, iş güvencesi hükümleri kapsamında olup olmadığı, dava açma süresi gibi hususlar ayrı ayrı belirlenmekte ve dosyanın özelliğine uygun olarak hüküm kurulmaktadır. Keza, işe iade kararının infazında da yine işçinin iş sözleşmesindeki kişisel özellikleri öne çıkmaktadır. Davacıların talep konuları aynı olsa bile, davalı işveren hakkında tek bir dava dilekçesi ile açtıkları bu davada, belirtilen olguların tespiti ve temyiz incelemesi sırasında kararın denetimi bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, birlikte açılan 162 davanın tefrikine karar verilerek ayrı ayrı yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.