ÖZETİ: Dosya içeriğinden dava konusu görev yeri değişikliğinin 07.11.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, davacının Sendika Yönetim Kurulunun 06.06.2022 tarihli kararı ile sendika temsilciliğine atandığı, sendikanın yetki belgesinin de 20.01.2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yetki belgesi ve olumlu yetki tespiti içeriğine göre, Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü kapsamında iki işyeri bulunduğu, 1070996.061 sicil numaralı işyerinde 2 işçi,1112560.061 sicil numaralı işyerinde 114 işçi çalıştığı görülmektedir. 6356 sayılı Kanun’un 27/1 hükmü gereğince Sendika tarafından söz konusu işyerlerine ilişkin olarak en fazla 4 işyeri sendika temsilcisi atanması gerekmektedir. Buna mukabil 06.06.2022 tarihli Sendika Yönetim Kurulu kararı ile aralarında davacının da bulunduğu 12 kişinin işyeri sendika temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği görülmektedir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre Sendika tarafından 6356 sayılı Kanun’a uygun şekilde işyeri sendika temsilcisi ataması yapılmadığı açık olduğundan, davacının işyeri sendika temsilciliği güvencesinden yararlanamayacağı tartışmasızdır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin üyesi olduğu Sendika tarafından 06.06.2022 tarihli ve 112 No.lu karar ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 27. maddesi gereğince işyeri sendika temsilciğine atandığını, 07.11.2023 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen yazı ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanlığındaki görev yerinden alınarak İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına görevlendirilmesi yapılmak suretiyle görev yerinin değiştirildiğini, müvekkilinin yazılı rızasının bulunmadığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle görev yeri değişikliğine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamu hizmetinin işleyişinin gerekliliği nedeniyle birtakım görevlendirmeler yapılması gerektiğini, dava konusu görevlendirmenin de Kurum içindeki işlerin aksamaması ve düzenli şekilde yürümesi için yapılan bir idari işlem olup hukuka ve kanunlara aykırı bir durum olmadığını, işbu davada adli yargı alanına giren uyuşmazlık bulunmadığını, görevli yargı kolunun idari yargı olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının görev yerinin değiştirilmesinin işyeri değişikliği anlamına gelmeyeceğini, Üniversitenin tek bir işyeri olduğunu, davacının sendika temsilciliğinin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, Sendika tarafından müvekkiline 12 tane işyeri temsilcisi bildirildiğini, davacının da bunlardan biri olduğunu, ancak Sendikanın mevzuat uyarınca sadece 3 tane işyeri temsilcisi bildirmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyeri sendika temsilcisi olan davacının yazılı rızasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
- İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı işçinin bahse konu görev yeri değişikliğine ilişkin muvafakatinin bulunduğuna dair delil sunulmadığı, başka bir deyişle dava konusu işlemden önce işverence, kesin şekilde işyeri değişikliğine dair bir karar alınmadığı gibi, işyeri sendika temsilciliği atamasından sonra davacının yazılı rızasının bulunmadığı da sabit olduğundan başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
- TEMYİZ
- Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
- Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında işyeri değişikliği işleminin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
6356 sayılı Kanun’un “İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi” kenar başlıklı 24. maddesi şöyledir:
“(1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir.
(2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/31 md.) Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir.
(3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.
(4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.
(5) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.”
6356 sayılı Kanun’un “İşyeri sendika temsilcisinin atanması ve görevleri” kenar başlıklı 27 nci maddesinin 1. fıkrası şöyledir:
“Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendika; işyerinde işçi sayısı elliye kadar ise bir, elli bir ile yüz arasında ise en çok iki, yüz bir ile beş yüz arasında ise en çok üç, beş yüz bir ile bin arasında ise en çok dört, bin bir ile iki bin arasında ise en çok altı, iki binden fazla ise en çok sekiz işyeri sendika temsilcisini işyerinde çalışan üyeleri arasından atayarak on beş gün içinde kimliklerini işverene bildirir. Bunlardan biri baş temsilci olarak görevlendirilebilir. Temsilcilerin görevi, sendikanın yetkisi süresince devam eder.”
Dosya içeriğinden dava konusu görev yeri değişikliğinin 07.11.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, davacının Sendika Yönetim Kurulunun 06.06.2022 tarihli kararı ile sendika temsilciliğine atandığı, sendikanın yetki belgesinin de 20.01.2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yetki belgesi ve olumlu yetki tespiti içeriğine göre, Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü kapsamında iki işyeri bulunduğu, 1070996.061 sicil numaralı işyerinde 2 işçi,1112560.061 sicil numaralı işyerinde 114 işçi çalıştığı görülmektedir. 6356 sayılı Kanun’un 27/1 hükmü gereğince Sendika tarafından söz konusu işyerlerine ilişkin olarak en fazla 4 işyeri sendika temsilcisi atanması gerekmektedir. Buna mukabil 06.06.2022 tarihli Sendika Yönetim Kurulu kararı ile aralarında davacının da bulunduğu 12 kişinin işyeri sendika temsilcisi olarak atanmasına karar verildiği görülmektedir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre Sendika tarafından 6356 sayılı Kanun’a uygun şekilde işyeri sendika temsilcisi ataması yapılmadığı açık olduğundan, davacının işyeri sendika temsilciliği güvencesinden yararlanamayacağı tartışmasızdır.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- KARAR
Açıklanan sebeple;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Relevant Law / Article
6356 S. NGO/24, 27
T.R.
SUPREME COURT
LEGAL DEPARTMENT
Docket No. 2025/3476
Decision No. 2025/5875
Date: 08.07.2025
WHAT THE NUMBER OF WORKPLACE UNION REPRESENTATIVES WILL BE DETERMINED BASED ON THE NUMBER OF WORKERS?
IF MORE REPRESENTATIVES ARE APPOINTED THAN THE NUMBER OF REPRESENTATIVES THAT CAN BE APPOINTED ACCORDING TO THE NUMBER OF WORKERS, THERE WILL BE NO REPRESENTATIVE ASSURANCE.