SENDİKA ŞUBESİNİN KAPATILMASI

SAYILAR

Esas No : 2025/8576
Karar No : 2026/859
Tarihi : 05.02.2026
İlgili Kanun/Madde : 6356 S. STK/11
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

  • SENDİKA ŞUBESİNİN KAPATILMASI
  • ŞUBENİN GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEMESİ DURUMUNDA OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL DİSİPLİN HÜKÜMLERİ GİBİ YOLLARA BAŞVURMADAN ŞUBENİN DOĞRUDAN KAPATILMASININ DEMOKRATİK İLKLERE AYKIRI OLDUĞU

Tam Metin

ÖZETİ: Şube yönetiminin, yasa, Tüzük ve Genel Kurul kararları veya Genel Merkezin talimatları doğrultusunda, kendilerine verilen görevleri yeteri kadar ve gereği gibi yerine getirmemesi/getirememesi durumunda, ilgili mevzuat veya sendika içi kontrol ve denetim mekanizmaları uyarınca Şube Olağanüstü Genel Kurulunun toplanması veya görevini yapmamış olan yöneticiler hakkında disiplin hükümlerinin işletilmesi mümkün iken, doğrudan Şubenin kapatılması yönteminin, tutarlı ve objektif olmadığı gibi demokratik esaslara da uygun olmadığı, Sendika tarafından kapatma kararında dayanılan gerekçelerin dosya kapsamına göre ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, 04.10.2023 tarihli Sendikanın İzmir Şube Genel Kurulu sonrasında 1 yıldır Yönetim Kurulu üyeliği yaptığını, aynı Genel Kuruldan sonra Sosyal-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı olan G.M’nin 01.10.2024 tarihinde görevinden istifa ettiğini, Yönetim Kurulu 1. yedek üyenin Yönetim Kurulundaki boşluğa yerleşip yeni yönetim kurulunun şube başkanı seçilmesi gerektiğini, Sosyal-İş Sendikası İzmir Şubesinin usul ve yasaya uygun ve demokratik seçimde işleyişinin devam etmesinin beklendiği esnada Sosyal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulunun 07.10.2024 tarihinde müvekkiline tebliğ olunan 04.10.2024 tarihli yazısında bahsi geçen 03.10.2024 tarihli ve 20/2 sayılı Genel Yönetim Kurulu kararıyla müvekkilinin bağlı bulunduğu Sendikanın İzmir Şubesinin kapatıldığını öğrendiğini, şubenin kapatılma kararının alındığı Genel Yönetim Kurulu kararının bilgi edinme hakkı tanınmayarak kendisiyle paylaşılmadığını, sendikaların şube açma kapatma ve birleştirme konularında karar alma yetkisinin sendikaların genel kurullarına ait olduğunu, Sendikanın yapılan son Genel Kurulunda İzmir Şubesinin kapatılacağına ilişkin belirli ve açık bir karar bulunmadığını, İzmir Şubesinin kapatılması kararıyla Kanun ve Tüzük’e aykırı hareket edildiğini, sendika içi bütün demokratik ilkelerin hiçe sayıldığını, Genel Yönetim Kurulunun şube kapatma kararı almasının asıl sebebinin İzmir Şube üyelerinin Sosyal-İş Sendikası Genel Kurulunda seçimi kazanan listeyi desteklememesi olduğunu, Sosyal-İş Sendikası İzmir Şubesinin kendi ekonomik giderlerini rahatlıkla karşılayabilen gerektiğinde Genel Merkeze katkı sunabilecek ekonomik gücü bulunduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Sosyal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulunun 03.10.2024 tarihli ve 20/2 sayılı Genel Yönetim Kurulu kararı ile davalı Sendikanın İzmir Şubesinin kapatılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İzmir Şubesinin kapatılmasına ilişkin kararın zorunlu nedenlerle alındığını, Şube sınırları içindeki üye sayısının 407’ye düştüğünü, Şubenin kapatıldığı tarihte Sendikanın toplu iş sözleşmesinden yararlanan ve sendikaya aidat ödeyen üye sayısının 126’ya düştüğünü, mali olarak Şubenin Sendikaya büyük ölçüde yük olmaya başladığını, Şube sınırları içinde örgütlenme ve toplu iş sözleşmesinden yararlanan üye sayısının artırılması için hiçbir çaba harcanmadığını, Şube başkanının istifa dilekçesi sunmasının Şubenin aktif olarak faaliyet sürdürmediğini ispatladığını, Şube binasının sürekli kapalı olduğunu ve işyerlerinde herhangi bir faaliyet sürdürülmediğini, müvekkili Sendika Genel Yönetim Kurulu kararının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na, Sosyal İş Sendikası Tüzüğü’ne, Sosyal-İş Sendikası 16. Olağan Genel Kurul kararlarına uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Şube yönetiminin, yasa, Tüzük ve Genel Kurul kararları veya Genel Merkezin talimatları doğrultusunda, kendilerine verilen görevleri yeteri kadar ve gereği gibi yerine getirmemesi/getirememesi durumunda, ilgili mevzuat veya sendika içi kontrol ve denetim mekanizmaları uyarınca Şube Olağanüstü Genel Kurulunun toplanması veya görevini yapmamış olan yöneticiler hakkında disiplin hükümlerinin işletilmesi mümkün iken, doğrudan Şubenin kapatılması yönteminin, tutarlı ve objektif olmadığı gibi demokratik esaslara da uygun olmadığı, Sendika tarafından kapatma kararında dayanılan gerekçelerin dosya kapsamına göre ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

  1. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.

  1. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Sendika Yönetim Kurulunun iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

  1. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.