ÖZETİ Dosya kapsamına ibraz edilen işyeri şahsi sicil dosyası ve tanık beyanlarından davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından ileri sürülen fesih nedenlerine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığından davacının işe iade davasının kabulü isabetli olmuştur.
Davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Davacı tanık beyanları ile davalı işverenin işyerinde sendikal örgütlenme istemediği, sendika üyeliğinden ayrılma konusunda toplantılar yapıldığı ve işçilere bu yönde baskı yapıldığı kanaati oluşmuştur. Davalı işyerinde örgütlenmeye başlayan Türkiye Liman Dok Gemi-İş sendikasından gelen yazı cevabına göre üyeliklerin yoğun olarak 2024 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleştiği, belirtilen aylarda toplam 65 sendika üyesi bulunmaktayken 2025 yılı 8. Ayında sendikaya üye 16 işçinin kaldığı, üyelikten çekilenlerden 7 tanesinin işkolu değişikliğine dayandığı diğerlerinin sendika üyeliğinden çekildiklerinin belirlendiği, işçilerin üyelik tarihleri ile üyelikten çekilme tarihleri arasında çok kısa bir sürenin bulunduğunun tespit edildiği, davacının 26.07.2024 tarihinde sendika üyesi olduğu, iş sözleşmesinin 14.08.2024 tarihinde feshedildiği, davacının sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasının tanık beyanlarıyla birlikte desteklendiği, davalı işyerinde yetki sürecinin başlatılıp başlatılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece feshin sendikal nedene dayanmadığı gerekçesi ile sendikal tazminata hükmedilmemiş bulunması hatalı olmuştur. Davacı vekili belirtilen istinaf sebebi yönünde haklıdır.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshinde haklı/geçerli neden bulunmadığını, fesih nedeni olarak 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi uyarınca feshedilmiş gibi gösterildiğini ancak esasen sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine ve boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ile sendikal tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/II. Maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, sendikal neden iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ücret bordrolarında kayıtlı ücretle çalıştığını banka vasıtasıyla ödendiğini, kayıtlı ücret dışındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin feshinde haklı neden bulunduğunu ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verildiği, davacının feshin sendikal nedene dayandığı iddiasını ispatlayamadığından sendikal tazminat yerine işe başlatmama tazminatına karar verildiği gerekçesiyle karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna taraf vekilleri başvurmuştur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri:
-Davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sendikal nedenle feshedildiğini, sendika üyeliğinden istifa etmeleri konusunda baskı gördüklerini, üyelikten çekilmemesi üzerine iş sözleşmelerinin feshedildiğini, bazı çalışanların sendika üyeliğinden istifa etmek zorunda kaldıklarını, davacı tanık beyanları ile sendikal baskı ve nedenin ispatlandığını, emsal davada verilen kararda sendikal nedenin kabul edilerek sendikal tazminatın tespitine karar verildiğini, sendika tarafından verilen yazı cevabında 65 üye sayısının 16’ya düştüğüne ilişkin yazı cevabının dikkate alınmadığını, davalı işveren tarafından yapılan feshin sendikal nedene dayandığının kabulü ile sendikal tazminata karar verilmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.
Davalı vekilinin istinaf sebepleri:
-Davacının işe iade talebinin kabulünün hatalı olduğunu, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bilirkişi hesap raporunda ücretlerinin hatalı hesaplandığını çalışma ile ortaya çıkan prim ve yemek ücretlerinin eklenmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
GEREKÇE:
Dosyanın istinaf incelemesi istinaf sebepleriyle bağlı ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alınarak yapılmıştır.
Davacı davalıya ait işyerinde 07.10.2019-14.08.2024 tarihleri arasında çalıştığı mahkemece tespit edilmiştir.
Davacı iş sözleşmesinin “sendikal nedenle” feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi uyarınca “doğruluk ve bağlılığa aykırılık” nedeniyle feshedildiğini savunmuştur.
Davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin fesih bildiriminde “..görev tanımınıza ve işyeri kurallarına aykırı dedikodu vs. nitelikteki davranışlarınız işyerindeki işleyişi ve uyumu bozmuş, zarara uğratmıştır. Buna göre yürütmüş olduğunuz görevinize uygunluğunuz/ müvekkil şirketimiz açısından güven duygusu ortadan kalkmış olup; görevinize devam etmeniz beklenemez hale gelmiştir…” gerekçesiyle 4857 sayılı Yasanın 25/II-e uyarınca (doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar) feshedildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamına ibraz edilen işyeri şahsi sicil dosyası ve tanık beyanlarından davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından ileri sürülen fesih nedenlerine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığından davacının işe iade davasının kabulü isabetli olmuştur.
Davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Davacı tanık beyanları ile davalı işverenin işyerinde sendikal örgütlenme istemediği, sendika üyeliğinden ayrılma konusunda toplantılar yapıldığı ve işçilere bu yönde baskı yapıldığı kanaati oluşmuştur. Davalı işyerinde örgütlenmeye başlayan Türkiye Liman Dok Gemi-İş sendikasından gelen yazı cevabına göre üyeliklerin yoğun olarak 2024 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleştiği, belirtilen aylarda toplam 65 sendika üyesi bulunmaktayken 2025 yılı 8. Ayında sendikaya üye 16 işçinin kaldığı, üyelikten çekilenlerden 7 tanesinin işkolu değişikliğine dayandığı diğerlerinin sendika üyeliğinden çekildiklerinin belirlendiği, işçilerin üyelik tarihleri ile üyelikten çekilme tarihleri arasında çok kısa bir sürenin bulunduğunun tespit edildiği, davacının 26.07.2024 tarihinde sendika üyesi olduğu, iş sözleşmesinin 14.08.2024 tarihinde feshedildiği, davacının sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasının tanık beyanlarıyla birlikte desteklendiği, davalı işyerinde yetki sürecinin başlatılıp başlatılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece feshin sendikal nedene dayanmadığı gerekçesi ile sendikal tazminata hükmedilmemiş bulunması hatalı olmuştur. Davacı vekili belirtilen istinaf sebebi yönünde haklıdır.
Davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği davacı tarafından ispatlanmakla 6356 sayılı Yasanın 25/4. Fıkrası uyarınca 4857 sayılı Yasanın 21. Maddesi uyarınca işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın takdiren bir yıllık çıplak brüt ücreti tutarında sendikal tazminat hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında bu yönde hesaplama yapılan 15.10.2025 tarihli rapor hesaplamada esas alınmıştır. Davacının sendikal tazminatı 42.724.76 aylık çıplak brüt ücret X 12 ay =512.697,12 TL brüt olarak hüküm altına alınmıştır.
Davacı davalı işyerinde yemek yardımından faydalandığını ve prim/ikramiye verildiğini ileri sürmüştür. Davacının iddiası prim/ikramiye yardımı yönünden ücret bordrosu ve davalı tanık beyanı ile ispatlanmıştır. Yemek yardımı yönünden davalı tanığı ile davacı tanık beyanları ile belirlenmekle davalı vekilinin boşta geçen süre ücretinin hatalı belirlendiği yönündeki istinaf sebebi dayanaksız görülmüştür. Davacının çıplak brüt ücreti dava tarihindeki ücret bordrosu ile tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusu dayanaksız olduğundan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun feshin sendikal nedenle yapıldığı ve davacının sendikal tazminata hak kazandığı yönünden kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I.1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan istinaf gider avanslarının talep halinde ilgilisine iadesine,
II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜ İLE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINA,
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacının iş sözleşmesinin feshinin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işyerindeki İŞE İADESİNE,
2-4857 sayılı Yasanın 21. Maddesine göre davacının yasal süresi içinde işverene başvurusu üzerine işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 25. Maddesi uyarınca davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında 512,697,12 TL brüt olarak TESPİTİNE,
3-Davacının süresi içerisinde işverene başvurması halinde mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan 215.951,84-TL brüt ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
4- Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin harcın mahsubu ile 304,40 TL bakiye karar harcın davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuna, fazla harcın talebi halinde davalıya iadesine,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan ve 2024 yılı arabuluculuk ücret tarifesine göre hesaplanan 2.080,00TL arabuluculuk masrafının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Karar tarihindeki A.A.Ü.T’ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan harç 427,60 TL, posta ve tebligat gideri 2.098,50 TL, bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 6.026,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider/delil avansının taraflara iadesine,
9-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf maktu karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,
10-Davacı tarafından yapılan 660,00 TL istinaf masrafı ile 2.002,00 TL istinaf başvuru harcından ibaret toplam 2.662,00 TL istinaf giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, harcanmayan istinaf gider avansının talebi halinde ilgilisine iadesine,
11-HMK’nın 359. maddesinin 4. fıkrası gereği kararının tebliğ ile 302. maddesinin 5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinde yürürlükte olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/a maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca mahiyeti itibariyle KESİN olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.