ÖZETİ davacının işverene vermiş olduğu 04/10/2023 tarihli savunmasında, sistem üzerindeki yerleri ziyaret ettiğini, araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu beyan ettiği, davacı tanıkları aynı sektörde tıbbi tanıtım mümessili olarak farklı şirket çalışanı olduğu, davacı ile birlikte zaman zaman kendi çalıştıkları şirket araçları ile birlikte hastane ve eczane ziyaretleri yaptıklarını beyan ettikleri davacının savunmasında ve tanık beyanlarında hastane ve eczane ziyaretlerinin yapıldığı beyanı karşısında bu ziyaretlerin yapılmadığına yönelik somut bilgi belge ve tanık ifadesi bulunmadığından işverence aksinin ispatlandığının kabulüne olanak bulunmadığı böylece dava feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulü gerektiği, primin fiili çalışmaya dayalı olduğunun davalı işverence ispatlanamadığı 14.08.2024 tarihli hesap roporunun yerinde olduğu da anlaşılmakla davacının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esasına dair oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/02/2022 tarihinden iş sözleşmesinin fesih edildiği tarihe kadar davalı şirket nezdinde mümessil olarak çalıştığı, müvekkili aracında gps takip sisteminin bulunduğu, eczane ve hastane mahalli sistem üzerinde görüldüğünü, müvekkilinin hastane ve eczane ziyaretlerini gerçekleştirdiğini, gps sistem verilerine itiraz ettiklerini, bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin bazı günler arkadaşları ile aynı rotada olan hastane ve eczane ziyaretlerine birlikte gittiği günler olduğunu, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine ve boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 02/02/2022 tarihinden iş sözleşmesinin fesih edildiği tarihe kadar tıbbi tanıtım temsilcili olarak çalıştığını, araç takip sistemi kayıtlarının dışarıdan hizmet alınan kayıtlar olduğunu, müvekkilinin bunları değiştirme veya müdahale etme imkanının bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin fesih bildiriminde belirtilen tarihlerde hastane ve eczane ziyaretleri yapmamasına rağmen sisteme gerçeğe aykırı ziyaretler girerek onayladığından dolayı iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece;
“Davanın normatif dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18-19-20-21-22 maddeleridir.
Davanın hukuki niteliği itibarıyla genel ve özel dava şartları gerçekleşmiştir (6100 Sayılı HMK, m.114; 4857 Sayılı İş Kanunu, m.18, m.19, m.20).
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacının 02/02/2022-05/10/2023 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile tıbbi tanıtım mümessili olarak çalıştığı, davalı işveren tarafından noter kanalı ile düzenlenen 05/10/2023 tarihli fesih bildiriminde, araç takip sistemi ve sisteme girilen ziyaret kayıtları karşılaştırılması sonucu; davacının, 14/09/2023 tarihinde 10:21 Tebessüm Eczanesi yakınında park ettiği, 20:15’de çalıştırarak ev adresine yakın Şimşek Eczanesi yakınında park ettiği ancak listedeki yerleri ziyaret olarak sisteme girdiği,27/09/2023tarihinde 13:56’da ev adresine yakın Şimşek Eczanesi’ne park ettiği, 19:18’de 1,2 km araç kullanıp, tekrar ev adresine geri döndüğü ancak doktor ve eczane ziyaret girişleri gerçekleştirdiği şeklinde sisteme girdiği, 28/09/2023 tarihinde14:26’da aracını ev adresine yakın Şimşek Eczanesi civarında park ettiğini, 19:32’de hareket ettiği, 0,8 km araç kullanıp, tekrar ev adresine geri döndüğü ancak doktor ve eczane ziyaret girişlerini gerçekleştirdiği şeklinde sisteme girdiği, veri sistemine gerçeğe aykırı ziyaretler girerek onayladığı, savunmasında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak bu tutumunu devam ettirdiğinden 4857 sayılı iş kanunu 25.maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edildiği, davacı04/10/2023 tarihli savunmasında, sistem üzerindeki yerleri ziyaret ettiğini, araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu beyan etmiştir.
Bilgisayar yüksek mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Fatih Adak tarafından ibraz edilen 10/07/2024 tarihli raporda; İnfotech Şirketi ve Veri bilim Yazılım Şirketi tarafından sunulan kayıtlar ile fesih bildirimindeki tarih ve kayıtlar irdelendiğinde, Veribilim Yazılım Şirketi tarafından sunulan ziyaret bilgilerini içeren kayıtlardaki sütunlarda ikili ziyaret, ikili ziyareti kim ile yaptığı, ziyaret notu, segment, aktivite saati gibi sütunlarının tamamen boş olduğu, ziyaretlerin gerçekleştiği sütunun tamamen evet olarak girildiğini, toplamda 98 adet kayıt bulunduğunu, planlandığı tarihte ziyaretlerin yapılmadığı, ziyaretin başlangıç ve bitiş tarihleri arasında saniye olarak farklar bulunduğu, ziyaretlerin bir dakikadan daha az sürme ihtimali bulunmadığı için muhtemelen ziyaret bitiş saatleri hatalı olduğu, ayrıca ziyaret başlangıç saatleri ve ziyaret edilen ilçe dikkate alındığında aynı saat ve aynı dakikada farklı ilçelerde ziyaretin başlamış olmasının mümkün olmadığı, eğer ziyaret gerçekleştirenler birden fazla kişi değil ise ziyarete başlangıç saatlerinde hata bulunduğu, İnfotech şirketi tarafından davacıya tahsis edilen araca ilişkin konum kayıtları analiz edildiğinde kayıt bilgilerinin doğru ve anlamlı olduğu, fesih bildiriminde belirtilen tarihlerdeki ziyaretlerin İnfotech Şirketi ve Veribilim Yazılım Şirketi kayıtları ile birlikte değerlendirildiğinde ziyaretlerin mümkün olmayacağı, dolayısı ile ziyaret kayıtlarının manüel olarak el ile girildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, bilgisayar yüksek mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Fatih Adak tarafından ibraz edilen 10/07/2024 tarihli rapor ile İnfotech Şirketi ve Veri bilim Yazılım Şirketi tarafından sunulan kayıtlar ile fesih bildirimindeki tarih ve kayıtlar irdelendiğinde, Veri bilim Yazılım Şirketi tarafından sunulan ziyaret bilgilerini içeren kayıtlardaki sütunlarda ikili ziyaret, ikili ziyareti kim ile yaptığı, ziyaret notu, segment, aktivite saati gibi sütunlarının tamamen boş olduğu, ziyaretlerin gerçekleştiği sütunun tamamen evet olarak girildiğini, toplamda 98 adet kayıt bulunduğunu, planlandığı tarihte ziyaretlerin yapılmadığı, ziyaretin başlangıç ve bitiş tarihleri arasında saniye olarak farklar bulunduğu, ziyaretlerin bir dakikadan daha az sürme ihtimali bulunmadığı, ziyaret başlangıç saatleri ve ziyaret edilen ilçe dikkate alındığında aynı saat ve aynı dakikada farklı ilçelerde ziyaretin başlamış olmasının mümkün olmadığı, İnfotek şirketi tarafından davacıya tahsis edilen araca ilişkin konum kayıtları analiz edildiğinde kayıt bilgilerinin doğru ve anlamlı olduğu, fesih bildiriminde belirtilen tarihlerdeki ziyaretlerin İnfotech Şirketi ve Veribilim Yazılım Şirketi kayıtları ile birlikte değerlendirildiğinde ziyaretlerin mümkün olmayacağı, dolayısı ile ziyaret kayıtlarının manüel olarak el ile gerçeğe aykırı olarak girildiği, davacının feshe konu eylemleri iş yeri çalışma düzenini etkileyecek ahlaka aykırı ve işverenin güvenini kötüye kullanarak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar niteliğinde olduğu, davacının bu eylemlerinin 4857 sayılı Kanunun 25/II maddesi kapsamında (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ) işveren için haklı nedenle fesih nedeni olduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tanıkları iş yeri çalışanı olmadıkları, aynı sektörde tıbbi tanıtım mümessili olarak farklı şirket çalışanı oldukları, davacı ile birlikte zaman zaman kendi çalıştıkları şirket araçları ile birlikte hastane ve eczane ziyaretleri yaptıklarını beyan etmiş iseler de davacının iş sözleşmesinin fesih edildiği, tarihlerde birlikte ziyarette bulunup bulunmadıklarını hatırlamadıklarını beyan ettikleri ayrıca davacı 04/10/2023 tarihli savunmasında, sistem üzerindeki yerleri ziyaret ettiğini, araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu beyan ettiği ancak bilgisayar yüksek mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Fatih Adak tarafından ibraz edilen 10/07/2024 tarihlir aporunda, İnfotech şirketi tarafından davacıya tahsis edilen araca ilişkin konum kayıtları analiz edildiğinde kayıt bilgilerinin doğru ve anlamlı olduğu belirtildiğinden dolayı davacının savunmasına ve tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. ” gerekçeleriyle hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-İşveren objektif olarak iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispat edemediğini,
-Davacı müvekkili tanıkları aynı sektörde tıbbi tanıtım mümessili olarak farklı şirket çalışanları olduğunu, aynı yer ve güzergahta davacı ile birlikte zaman zaman kendi çalıştıkları şirket araçları ile birlikte hastane ve eczane ziyaretleri gerçekleştirdiklerini, mahkemenin gerekçeli kararında; tanıkların iş sözleşmesinin fesih edildiği tarihlerde birlikte ziyarette bulunup bulunmadıklarını hatırlamadıklarını beyan ettikleri şeklindeki tespitinden yola çıkarak davalı şirketin fesih bildiriminin haklı olduğunu belirterek haklı davalarını reddetmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı yan müvekkilin ziyaretleri hiç gerçekleştirmediğini beyan etmiş fakat bunu ispat edemediğini,
-Sistem üzerindeki yerleri ziyaret ettiğini beyan ettiğini, kendi aracıyla bu ziyaretleri yaptığını beyan etmediğini, davacı müvekkilin görüldüğü üzere savunma dilekçesinde ziyaretleri kendi şirket aracıyla yaptığını söylemediğini, araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu genel olarak ifade ettiğini ve kamera kayıtlarına bakıldığında ziyaretlerin gerçekleştirilmiş olduğunu göreceklerini beyan ettiklerini, davacı müvekkil iş ziyaretlerinde şirkete ait olmayan araçlarla ziyaret yasağı olduğunu bildiği için; ziyaretleri başka şirket aracıyla yaptığını savunma dilekçesinde belirtmekten imtina ettiğini, bu beyanda imtina ediş üzerinden mahkeme subjektif olarak değerlendirmeye gittiğini ve o tarihlerde ziyaretlerin yapılmadığı kanaatine ulaştığını,
-Öğr. Üyesi Muhammed Fatih Adak tarafından ibraz edilen 10/07/2024 tarihli raporunda, İnfotech şirketi tarafından davacıya tahsis edilen araca ilişkin konum kayıtları analiz edildiğinde kayıt bilgilerinin doğru ve anlamlı olduğu belirtildiğinden dolayı davacının savunmasına ve tanık beyanlarına mahkemece itibar edilmediğini, tek başına konum kayıt bilgilerinin doğru ve anlamlı oluşundan işçinin o ziyaretlere gitmediği anlamını çıkarmak objektif olarak mümkün olmadığını, mahkemenin sadece bu rapora dayanarak neden işçinin savunmalarına ve tanık beyanlarına itibar etmediğinin bir gerekçesi de bulunmadığını, mahkeme sanki niyet okurcasına 3 tane tanığın beyanlarını hiçe sayarak bilirkişi raporunu dayanak alarak hatalı ve isabetsiz bir karara ulaştığını,
-Müvekkili tarafından belirtilen tüm ziyaretler gerçekleştirilmiş ve sisteme düzenli olarak girildiğini, tanık anlatımlarıyla bu sabit olduğunu, yapılan teknik bilirkişi incelemesi de müvekkilin ziyaretleri gerçekleştirmediğini ortaya koyamadığını, bir kısım ziyaretlere kendi aracıyla gitmediğini ortaya koyabildiğini, bu taraflarının iddia ettikleri bir durum olmadığını, bilirkişi tarafından sadece araç takip sistemine bakılarak ziyaretlerin mümkün olamayacağı söylendiğini, araç takip sistemine bakarak ancak üzerinde takip sisteminin olduğu aracın o ziyaret yerlerine gitmediğini söyleyebileceklerini, işçi için söyleyemeyeceklerini,
-Müvekkilin kullandığı araçta km sınırı olduğunu ve araç km aşımlarında işveren tarafından ciddi maaş kesintileri yapıldığını, müvekkilin bu maaş kesintilerine maruz kalmamak için yapacağı rotların planlarını ve programlarını diğer meslektaş mümesillerle karşılaştırarak aynı benzer rotları olanlarla o gün beraber seyahat etmekte ve onların arabalarıyla iş ziyaretlerini gerçekleştirdiğini,
-30/05/2024 tarihli davalı tanığı Vem İlaç Sanayi Şirketi Türkiye Sorumlusu Zafer Acar; davacı işten çıkarıldı, sebebi davacının kendisine verilen tanıtım ve satış hedeflerini gerçekleştirememesidir şeklinde beyanda bulunduğunu, müvekkilin iş sözleşmesinin fesih nedeni istenen yüksek satış hedeflerinin gerçekleştirilememesi olduğunu, davalı işveren araç takip sistemi üzerinden hakkaniyete aykırı olarak müvekkil aleyhine gerçek dışı suçlamalar isnat ederek iş akdini feshettiğini,
-Şirketin imzalattığı prosedür sözleşmeleri işleyişte ve pratikte farklı uygulandığını, tanık anlatımlarından görüleceği üzere gerektiğinde mümessiller; meslektaşları haricinde doktor ve eczacıları dahi araçlarıyla taşımak durumunda kaldıkları zamanlar olduğunu, uygulamada araç prosedür sözleşmesi kısmen uygulanmadığını,
-Tebessüm Eczanesi Eğitim Araştırma Hastanesi çevresinde yer aldığını, bu doğrultuda tanık Fatih Tatlıcan anlatımıyla; ‘‘Sakarya Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nin olduğu yerde araç yoğunluğu olduğu zaman, araçlarımızı güvendiğimiz bir eczane veya sağlık ocağı’nın önüne park edip, ziyaretler için buralardan hareket ediyoruz.” şeklindeki beyanı müvekkilin aracını neden buralara park ettiğini açıklar ve müvekkilin yine samimi ve dürüst şekildeki savunmalarını doğrular nitelikte olduğunu,
-Davalı tarafın, ”İşçinin tablolara ilişkin açıklama yapmak, delil ibraz etmek yerine araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu, mobese ve güvenlik kayıtlarına bakılması gerektiğini belirtmiştir.” şeklinde beyanı olduğunu, davalı şirketin işçiye bildirdiği fesih bildiriminde hangi olgulara ve delillere dayandığını objektif olarak ispat etmesi gerektiğini, feshin karşı tarafı olan işçinin delil bildirme yükümlülüğü bulunmadığını,
-Davalı tarafından savunmaya konu edilen tüm hususlar belgesel nitelikte dosyaya sunulduğunu, bu evrakların tamamı müvekkil savunmalarını ve tanık anlatımlarını doğrular nitelikte olduğunu, aleyhe olan bir husus olmadığını, veribase sistemine gerçeğe aykırı ziyaretler girilmediğini ve doğru beyanlarda bulunulduğunu, müvekkili işçi görevlerini gerektiği gibi ifa ettiğini ve bu ziyaretlerin tamamını gerçekleştirdiğini belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur.
GEREKÇE:
Dairemizce dosya üzerinden tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile 6100 Sayılı HMK’nun 352/1-d ve 355 maddeleri uyarınca istinaf başvuru dilekçesinde açıklanan istinaf sebep ve gerekçeleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Dava, feshin geçersizliğinin tespitiyle işe iade ve buna bağlı mali hakların belirlenmesi istemlerini içermektedir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede, hizmet süresinin 6 aydan fazla olduğu, davalı işyerinin 30’dan fazla işçi çalıştırdığı, taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, davacının işin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili yardımcısı ya da işyerinde işin bütününü sevk ve idare eden işçi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmadığı, iş akdinin fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde arabulucuya müracaat edildiği ve arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde işbu davanın açıldığı, bu durum karşısında işe iade davasının ön koşulları yönünden bir eksikliğin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı/geçerli nedenle sona erdirilip erdirilmediği hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı işveren tarafından noter kanalı ile düzenlenen 05/10/2023 tarihli fesih bildiriminde, araç takip sistemi ve sisteme girilen ziyaret kayıtları karşılaştırılması sonucu; davacının, 14/09/2023 tarihinde 10:21 Tebessüm Eczanesi yakınında park ettiği, 20:15’de çalıştırarak ev adresine yakın Şimşek Eczanesi yakınında park ettiği ancak listedeki yerleri ziyaret olarak sisteme girdiği,27/09/2023tarihinde 13:56’da ev adresine yakın Şimşek Eczanesi’ne park ettiği, 19:18’de 1,2 km araç kullanıp, tekrar ev adresine geri döndüğü ancak doktor ve eczane ziyaret girişleri gerçekleştirdiği şeklinde sisteme girdiği, 28/09/2023 tarihinde14:26’da aracını ev adresine yakın Şimşek Eczanesi civarında park ettiğini, 19:32’de hareket ettiği, 0,8 km araç kullanıp, tekrar ev adresine geri döndüğü ancak doktor ve eczane ziyaret girişlerini gerçekleştirdiği şeklinde sisteme girdiği, veri sistemine gerçeğe aykırı ziyaretler girerek onayladığı, savunmasında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak bu tutumunu devam ettirdiğinden 4857 sayılı iş kanunu 25.maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edildiğini bildirdiği, davacının işverene vermiş olduğu 04/10/2023 tarihli savunmasında, sistem üzerindeki yerleri ziyaret ettiğini, araç takip sisteminde sıkıntı olduğunu beyan ettiği, davacı tanıkları aynı sektörde tıbbi tanıtım mümessili olarak farklı şirket çalışanı olduğu, davacı ile birlikte zaman zaman kendi çalıştıkları şirket araçları ile birlikte hastane ve eczane ziyaretleri yaptıklarını beyan ettikleri davacının savunmasında ve tanık beyanlarında hastane ve eczane ziyaretlerinin yapıldığı beyanı karşısında bu ziyaretlerin yapılmadığına yönelik somut bilgi belge ve tanık ifadesi bulunmadığından işverence aksinin ispatlandığının kabulüne olanak bulunmadığı böylece dava feshinin haklı ve geçerli nedene dayanmadığından davanın kabulü gerektiği, primin fiili çalışmaya dayalı olduğunun davalı işverence ispatlanamadığı 14.08.2024 tarihli hesap roporunun yerinde olduğu da anlaşılmakla davacının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esasına dair oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINA,
1-Davalı işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının, davalı iş yerinde İŞE İADESİNE,
2-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması durumunda işçinin kıdemi ve fesih sebebi göz önünde bulundurularak takdiren 4 aylık brüt ücret tutarındaki 77.000,00 TL brüt işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
3-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık brüt ücret ve diğer hakları olarak brüt 83.344,24 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
4-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL ‘nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan toplam 776,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili alınarak davacıya verilmesine,
8-7036 sayılı Yasa’nın 3. maddesi gereği Arabuluculuk faaliyeti sırasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL zorunlu giderin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
10-Davacı tarafından istinaf sonrası yapılan toplam 603,50 TL yargılama gideri ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.772,9 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ilgililere iadesine,
12-HMK’nın 359. maddesinin 3. fıkrası gereği kararın tebliği ile 302. maddesinin 5. fıkrası gereği harç tahsil/ iade müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 7036 sayılı Yasa’nın 8/1-a maddesi ve 4857 sayılı Yasa’nın 20. maddesinin 3. fıkrası gereğince KESİN olmak üzere 15/04/2025 tarihindeoy birliği ile karar verildi.
Relevant law / article
4857 S. ISK/18-21
T.C.
Sakarya
Regional courthouse
Legal department
Main No. 2024/2838
Decision No. 2025/819
Date: 15/04/2025
The reason for the termination cannot be proved to the employer
Specific termination
Return