ÖZETİ: Davacı, işverene verdiği yazılı savunmasında, annesinin hasta olmadığını, M. ile görüşmek için yalan söylemek zorunda kaldığını beyan etmiştir.
Ceza soruşturması dosyasında, davacı hakkında olay günü mesai arkadaşı M.’i darp ettiği, uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Feshe neden olay, disiplin kuruluna 01.12.2023 tarihinde intikal etmiş ve fesih 06.12.2023 tarihinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, feshin en azından geçerli nedene dayanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının eylemi, 4857 sayılı Yasanın 25/II-a,d,e fıkraları uyarınca bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı nedenle derhal fesih sebebi olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususlar tartışılmadan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü hatalıdır. Fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı ise de söz konusu yanlışlığın, Dairemizce, yeniden yargılama yapılmadan ve duruşma açılmadan giderilmesi HMK. 353/b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde perakende satış elemanı olarak çalıştığını, iş aktinin haksız olarak bir sebep gösterilmeden 06/12/2023 tarihinde fesih edildiğini, davacının işine iadesini, çalışmadığı sürelere ilişkin olarak 4 aylık ücret ve diğer haklarının işverence ödenmesini, feshin kötü niyetle ve sendikal sebeple yapıldığından davacının başvurusunun işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın en az 1 yıl 3 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminatın verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; “İş Kanununda 7036 sayılı kanun ile yapılan değişiklikte madde 3’e göre; işe iade davalarında arabulucuya başvuru dava şartı olarak belirlendiği, 11. maddeye göre; davacının fesih bildirimi tebliğinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurması gerektiği, anlaşmaya varılamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabileceği belirtildiği, Dosyada yapılan incelemede iş akdinin fesih tarihinin 06.12.2023 olduğu, 29.12.2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği ve işe iade davasının 09.01.2024 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili davacının iş akdinin haksız olarak fesih edildiğini beyan ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satış danışmanı olarak çalıştığını, davacının çalışma disiplinine ve iş yeri kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğunu, 31.10.2023 tarihinde Davacının Casper adına tanıtım görevlisi olarak çalışan Duygu Aslan ile müşterilerin önünde tartışma yaşayıp, bağırarak mağazadan kovduğunu, çalışma düzenini bozduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Fesih bildiriminde; *Davacının 08.11.2023 tarihinde ” annem hasta ” diyerek izin aldığı, daha sonra tekrar yöneticisini arayarak yalan beyanda bulunduğu, Meltem Efil ile aralarında duygusal yakınlık bulunduğu ve davcının izin aldığı gün Meltem Efil’i darp ettiği ve uzaklaştırma kararı verildiği, davacının savunmalarında yalan söylediği, işverenin güvenini kötüye kullanması sebebi ile iş akdinin haklı olarak fesih edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Fesih bildiriminde Duygu Alan’a karşı iddia edilen olay ile ilgili bir gerekçe belirtilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 08.11.2023 tarihinde 15.50’de ”Annem Hasta” diyerek izin alarak iş yerinden ayrıldığı, 17.16’da iş yerinde çalışan Meltem Efil’in mağazayı arayarak davacı ile olay yaşadığını ve davacıda şikayetçi olacağını bildirdiğini, Davacının 20.30’da mağaza genel müdürünü arayarak Meltem Efil ile aralarında geçen olayı anlattığı ve mağazadan ayrılmak için annesinin hasta olduğu şeklinde yalan söylediğini kabul ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında kollukta alınan beyanında; Meltem Efil’in eski sevgilisi olduğunu, 08.11.2023 tarihinde, saat 17.00 de Meltem Efil’in bulunduğu kafeye gittiğini, daha sonra dışarıda konuştuklarını kabul ettiği, davacının yalan beyanda bulunarak izin istemesine ilişkin istenen 10.11.2023 tarihli savunmasında; yalan konuşmak zorunda kaldığını kabul ettiği, daha sonra 28.11.2023 tarihinde davacıdan Meltem Efil ile ilgili yaşadığı olaya ilişkin ek savunma talep edildiği ve 06.12.2023 tarihinde disiplin kurulu kararı ile davacının iş akdinin fesih edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının eylemleri nedeniyle disiplin kurulunun 01.12.2023 tarihinde toplanmasına karar verildiği, feshe yetkili organın davacının eylemlerinden 01.12.2023 tarihinde haberdar edildiği ve davacının iş akdinin süresinde fesih edildiği anlaşılmıştır.
Davacının işverene yalan beyanda bulunarak izin aldığını kabul ettiği ve iş yeri dışında iş yeri çalışanı Meltem Efil ile aralarında kavga olduğu ve davacı hakkında Meltem Efil’e karşı uzaklaştırma kararı verildiği savcılık dosyasından anlaşılmakla, davacının işverenine yalan beyanda bulunarak izin istemesi eyleminin aralarındaki güven ilişkisini zedelediği, işverenin bu şekilde çalışmaya zorlanamayacağı en azından iş akdinin geçerli sebeple fesih edildiği kabulü ile” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükme yönelik;
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; annesinin rahatsızlığı nedeniyle izin aldığını, annesi ile ilgilenirken iş arkadaşı ve aralarında gönül ilişkisi olan Meltem’in çağırması üzerine yanına gittiğini, Meltem ile tartışıp kavga ettiklerini, daha sonra aralarında uzlaşıp dosyanın kapandığını, yalan beyanda bulunmadığını öne sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının annesinin hastalığını bahane edip izin almasına rağmen eski sevgilisi Meltem’in yanına gidip O’nu darp ettiğini, savunmasında da bu hususu doğruladığını, güven ilişkisini zedelediğini, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden hatalı olduğunu, feshin haklı neden dayandığını öne sürmüştür.
G E R E K Ç E
Dairemizce, istinaf dilekçesinde öne sürülen sebepler ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin hususlar gözetilerek inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
Dava, işe iade talebine ilişkindir.
-Davacı istinafı yönünden;
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalıya ait Media Markt Mağazasında satış elemanı olarak 25.09.2021-06.12.2023 arasında iş güvencesi kapsamında çalışmıştır.
Fesih bildiriminde, “İşyerinden annem hasta diyerek izin almanıza rağmen işyerinde çalışan ve aranızda duygusal bağ bulunan M. ile görüştüğünüz, M.’i mağaza dışında darp ettiğiniz ve hakkınızda C. Başsavcılığınca 3 ay uzaklaştırma kararı verildiği, yazılı savunmanızda işvereninize yalan beyanda bulunduğunuzu doğruladığınız, işvereninizin güvenini kötüye kullandığınızdan 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi uyarınca iş sözleşmeniz haklı nedenle feshedilmiştir.” ifadesi yazılıdır.
Davacı, işverene verdiği yazılı savunmasında, annesinin hasta olmadığını, M. ile görüşmek için yalan söylemek zorunda kaldığını beyan etmiştir.
Ceza soruşturması dosyasında, davacı hakkında olay günü mesai arkadaşı M.’i darp ettiği, uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Feshe neden olay, disiplin kuruluna 01.12.2023 tarihinde intikal etmiş ve fesih 06.12.2023 tarihinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, feshin en azından geçerli nedene dayanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dinlenen tanıklar, feshe konu iddiayı doğrulamış olup davacının istinaf itirazları yerinde değildir.
-Davalı istinafına gelince;
Davacının eylemi, 4857 sayılı Yasanın 25/II-a,d,e fıkraları uyarınca bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı nedenle derhal fesih sebebi olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususlar tartışılmadan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü hatalıdır. Fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı ise de söz konusu yanlışlığın, Dairemizce, yeniden yargılama yapılmadan ve duruşma açılmadan giderilmesi HMK. 353/b-2 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun, HMK.’nın 353/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinaf başvurusunun, HMK.’nın 353/b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, ilk derece mahkemesinin yukarıda numarası belirtilen kararının KALDIRILMASINA,
3-a-Davanın REDDİNE,
b-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL’nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
c-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-AAÜT’ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-1.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
f-Gider avansından artan kısmın yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL’nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
b-Davalının yatırdığı peşin istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
c-Davacının yaptığı istinaf giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Davalının yaptığı 1.169,40 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirilmesi, harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Yasanın 8/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile 28/05/2025 tarihinde karar verildi.
Relevant law / article
4857 S. ISK/18-21,25
T.C.
Samsun
Regional courthouse
Legal department
Main No. 2024/2253
Decision No. 2025/1293
Date: 28/05/2025
– The employer does not give the right information to the employer about his excuse
The owner assauls his colleague
Hazelnut Termination