ÖZETİ: Somut uyuşmazlıkta yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üye isimlerini gösterir kayıtların, davalı Sendika vekilinin 30.12.2024 tarihli dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunulduğunun, aynı dilekçede yetki prosedür dosyasına erişim için gerekli şifrenin beyan edildiğinin, yine davalı Sendika vekili tarafından sendika üyelik kayıt dökümlerinin ibraz edildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kesinleşmiş mahkeme kararı gereği yetki nisabında yarıdan fazla çoğunluğun sağlanması gerektiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Bakanlık) tarafından işçi sayısının hatalı belirlendiğini, (1314605) sicil No.lu işyerinin de dikkate alınması gerektiğini, tespitte yer alan 1.119 sendika üyesinin isimlerinin ve sendika üyelik tarihçelerinin getirtilmesi gerektiğini, yapılacak incelemeler neticesinde yetki tespitinde baz alınan davalı Öz İplik İş Sendikasına (Sendika) üyeliklerin geçerli olmadığının görüleceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 26.12.2023 tarihli ve 324016 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
- CEVAP
- Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; Bakanlığın yetki tespit başvurularını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarını esas alarak gerçekleştirdiğini, bu minvalde işverenler tarafından SGK’ya bildirilen işyerine ilişkin tescil bilgileri ve çalışan sayısı bakımından Bakanlık, SGK kayıtları üzerinden doğrudan işlem yapıldığını, yapılan yetki tespitinin mevzuata uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
- Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal şartları taşımadığı gibi, haksız, yersiz, dayanaksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü husus ve noktalar incelendiğinde hukukî ve fiili gerçeklikten uzak olduğunun, hiçbir hukuki temelinin bulunmadığının görüleceğini, müvekkili Sendikanın gerekli sayısal çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
- İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
- TEMYİZ
- Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği sebepleri ve ilaveten hükme esas alınan bilirkişi raporunda Bakanlık tarafından dosyaya sunulmuş 29.01.2024 tarihli cevap ve ekleri gönderilen kayıtların şifreli olması nedeniyle dikkate alınmadığını, bunun yerine yalnızca davalı Sendika tarafından dosyaya sunulan kayıtların dikkate alındığını, yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üyelerinin açık kimlik bilgilerini de gösterecek şekilde üyelik tarihçeleri ve prosedür dosyasının eksiksiz olarak incelenmesi ve denetlemeye uygun şekilde raporda yer verilmesi gerektiğini, dosya kapsamına dâhil edilen ve hükme esas alınacak delillere tarafların erişiminin engellenmesinin, davanın taraflarının ispat hakkına da engel olacağından, adil yargılanma hakkı kapsamında hukuki dinlenilme hakkının da ihlali anlamına geldiğini ileri sürmüştür.
- Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üye isimlerini gösterir kayıtların, davalı Sendika vekilinin 30.12.2024 tarihli dilekçesi ekinde dosya kapsamına sunulduğunun, aynı dilekçede yetki prosedür dosyasına erişim için gerekli şifrenin beyan edildiğinin, yine davalı Sendika vekili tarafından sendika üyelik kayıt dökümlerinin ibraz edildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.