İŞ SÖZLEŞMESİNİN KONUSU OLAN İŞİN YAPILMASI İŞİN NİTELİĞİNDEN DOĞAN BİR SEBEPLE İŞÇİNİN SAĞLIĞI VEYA YAŞAYIŞI İÇİN TEHLİKELİ OLMASI

SAYILAR

Esas No : 2026/3250
Karar No : 2026/5952
Tarihi : 22.06.2026
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İşK/24
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

 

  • İŞ SÖZLEŞMESİNİN KONUSU OLAN İŞİN YAPILMASI İŞİN NİTELİĞİNDEN DOĞAN BİR SEBEPLE İŞÇİNİN SAĞLIĞI VEYA YAŞAYIŞI İÇİN TEHLİKELİ OLMASI
  • İŞÇİNİN SAĞLIK NEDENLERİ İLE HAKLI FESHİ
  • SAĞLIK NEDENİYLE İŞÇİNİN HAKLI NEDEN-LERLE FESİH HAKKINI KULLANMASINDA İŞYERİNİN ÖZELLİKLERİ, ÇALIŞMA ŞARTLARI, YAPILAN İŞİN ÖZELLİKLERİ BİR BÜTÜN HÂLİNDE DİKKATE ALINACAĞI
  • İŞÇİNİN SAĞLIK NEDENLERİNİN SÜREK-LİLİK GÖSTERİP GÖSTERMEDİĞİNİN EDİP ETMEDİĞİNİN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ
  • SAĞLIK SORUNU İLE İŞİN YAPILMASININ İŞİN NİTELİĞİNDEN DOĞAN BİR SEBEPLE İŞÇİNİN SAĞLIĞI VEYA YAŞAYIŞI İÇİN TEHLİKELİ OLUP OLMADIĞI TESPİT EDİLMESİNİN GEREKTİĞİ

Tam Metin

ÖZETİ 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 24/I-(a) hükmü uyarınca, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunmaktadır.

(…) Davacının 4857 sayılı Kanun’un 24/I-(a) hükmü kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirip erdirmediğinin tespitine yönelik tam teşekküllü devlet hastanesinden ya da üniversite hastanelerinden davacının yapmış olduğu iş gözetilerek nörolog ile psikiyatri uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden sağlık kurulu raporu alınmak suretiyle; işyerinin özellikleri, çalışma şartları, yapılan işin özellikleri bir bütün hâlinde dikkate alınarak davacının ileri sürdüğü sağlık sebebi bakımından araştırma yapılmalı, davacının sağlık sorununun süreklilik arz edip etmediği ve davacının kapalı alanda çalışıp çalışamayacağı, mevcut sağlık sorunu ile işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 08.10.2003-04.08.2020 tarihleri arasında biyolog olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve gene tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini 11.08.2020 tarihinde sona erdirdiğini, şirkete Karasu Noterliğinden gönderdiği 04.08.2020 tarihli ihtarnamede fesih nedeni olarak İstinye Üniversitesi hastanesinden alınan tek hekim raporundaki kapalı alanda çalışmasının ruhsal sağlığı açısında uygun olmayacağına yönelik raporu sunduğunu, müvekkili Şirket tarafından Beyoğlu 47. Noterliğinden davacıya gönderilen 14.08.2020 tarihli cevabi ihtarnamede; belirtilen raporun tek hekim raporu olup Kurul raporu olmaması nedeniyle haklı nedenle feshi şartlarının oluşmadığının bildirildiğini, davacının istifa ile iş sözleşmesine son verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi heyetinden rapor alındığı, delil durumu nazara alınarak davacının yaptığı işten kaynaklı sağlığının tehlikeye düştüğünü somut olarak ortaya koyamadığı, fazla çalışma yaptığı ya da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

  1. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

  1. Mahkemece üçlü bilirkişi heyeti görevlendirilmesine rağmen öncelikle raporun insan kaynakları uzmanı tarafından düzenlendiğini, üçlü heyet tarafından rapor düzenlenmediğini, usulüne uygun şekilde rapor aldırılmadığını,
  2. İşveren tarafından gözetim borcunun ihlal edildiğini,
  3. Müvekkilinin çalışma baskıları sonucunda psikolojisinin bozulduğunu, kapalı alanda çalışmasının mümkün olmadığını, panik atak hastası olması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini,
  4. Hesap raporunda ücretin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
  5. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesini sona erdiren davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile aylık ücret miktarının ispatına ilişkindir.

  1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  2. Somut olayda, davacı 04.08.2020 tarihli ihtarname ile kapalı alanda çalışmasının mümkün olmadığına ilişkin sağlık raporu olduğunu, mevcut durumunun tedaviye yanıt vermediğini, işyerinde yapılan işin niteliği gereği açık alanda çalışma yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 24/I-(a) hükmü uyarınca, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunmaktadır.

Mahkemece, insan kaynakları uzmanı, psikiyatri uzmanı ve iş sağlığı güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının işin yapılmasından kaynaklı sağlığının tehlikeye düştüğünü somut olarak ortaya koyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.

 

Davacının 4857 sayılı Kanun’un 24/I-(a) hükmü kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirip erdirmediğinin tespitine yönelik tam teşekküllü devlet hastanesinden ya da üniversite hastanelerinden davacının yapmış olduğu iş gözetilerek nörolog ile psikiyatri uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden sağlık kurulu raporu alınmak suretiyle; işyerinin özellikleri, çalışma şartları, yapılan işin özellikleri bir bütün hâlinde dikkate alınarak davacının ileri sürdüğü sağlık sebebi bakımından araştırma yapılmalı, davacının sağlık sorununun süreklilik arz edip etmediği ve davacının kapalı alanda çalışıp çalışamayacağı, mevcut sağlık sorunu ile işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

  1. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.