ÖZETİ: İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. İş Kanunu’nun 19’uncu maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. SGK’ya yapılan işten ayrılış bildirimine göre feshin geçerli sebeple yapıldığı ancak iş akdinin fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığı görülmekle, feshin İş Kanunu’nun 19. maddesinde yer alan usule uygun olarak yapılmadığından geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini ileri sürerek davacının işe iadesi ile işe iadenin mali sonuçlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ:
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, kod 4 bildirimi yapıldığını, fesihten 4 ay sonra gerçekleştiği iddia edilen olayların feshe gerekçe yapılamayacağını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİNİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Taraflar arasında davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli/ haklı nedenle olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından mesai saatleri içerisinde makine yağı döktüğü akabinde amiri ile tartıştığı, yaşanan olay öncesinde de çalışma ortamını bozan davranışlarda bulunduğu, çalışma ortamının olumsuz etkilenmemesi ve huzurlu çalışma ortamının korunabilmesi için İş Kanunu 18 madde gereği sona erdirildiği anlaşılmaktadır. İşten ayrılış bildirgesinde işten çıkış kodu 4 “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi “olarak bildirilmiştir. Bu haliyle feshin işverence haklı değil geçerli sebebe dayandırıldığı ancak fesih sebebi olarak dayanılan davacının amiri ile tartıştığı ile ilgili davalı tanıklarının feshe konu tartışma olayına şahit olmadıklarını beyan ettiği, makine yağı dökerek iş yerinin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ve davacının iş akışını bozduğuna ilişkin feshe konu olay dahil davacı hakkında tutulmuş herhangi bir tutanak ve uyarı bulunmadığı, davacının eyleminin somutlaştırılmadığı ve kesin olarak kanıtlanamadığı görülmektedir. Davacı ile amiri arasında geçtiği iddia edilen olay fesihten 4 ay sonrasına ait olup fesih sebebi değiştirilip genişletilemez ve mahkemece de itibar edilemez. Ayrıca işverence iş sözleşmesinin davacının kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek geçerli nedenle feshedildiği, fesih sebebinin davacının davranışlarına dayandırıldığı halde fesihten önce davacının savunmasının alınmadığı anlaşılmakla feshin geçersiz olduğu kabul edilerek davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b2. Maddesi gereğince mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b.2 ve 355. Maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün aşağıdaki şekilde düzeltilmek üzere ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)DAVANIN KABULÜNE,
a-FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞE İADESİNE,
b-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak taktiren4aylık brüt ücreti toplamı olan brüt149.458,88 TL olarak belirlenmesine
c-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tutarı olan 180.794,88TL’nin davalıdan tahsilinin gerektiğine,
ç-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
g-2.080,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
4-)İstinaf giderlerinin, başvuran üzerinde bırakılmasına, HMK’nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine,
5-)HMK’nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansı bulunması durumunda yatırana iadesine,
6-)Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince KESİN olarak 03/07/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.
Relevant Law / Article
4857 S. İşK/18-21
T.R.
GAZİANTEP
REGIONAL COURT OF JUDICIAL
LEGAL DEPARTMENT
Docket No. 2025/864
Decision No. 2025/1112
Date: 03.07.2025
TERMINATION DUE TO THE BEHAVIOR OF THE WORKER
NOT TAKING THE WORKER’S DEFENSE
FAILURE TO RECEIVE A DEFENSE ALONE CONSTITUTES THE REASON FOR INVALIDITY OF TERMINATION.