ÖZETİ: Davacı tanığı A. I ın davalıya karşı işçilik alacakları yönelik davasının bulunduğu ve husumetli tanık olduğu bu sebeple tanığın beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davalı tanıklarının davacının görevini yapmadığı bu konuda amirlerine bilgi vermediği yağlama işlemi yapılmadan hattın çalıştırıldığı ve hattın bu sebeple arızalandığını beyan ettikleri, davacı tanığı Ogün Salih ise “Motorda iki bölüm vardır. Bir bölümü yağlayıp diğer bölümünü yağlamadı. Davacı öbür kısmını yağlaması gerektiğini bilmediğini söylemişti. Yağlanmadığı takdirde sürtünmeden dolayı makinede zarar oluşma ihtimali mevcuttur.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının yapması gereken yağlama işlemini yapmadan makinanın çalıştırılmasına sebebiyet verdiği, davacının işini özenle yerine getirmediği, eksik ve hatalı iş yaptığı, davacının bu davranışları nedeniyle davalı yönünden haklı değil ancak geçerli fesih şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait işyerinde Boyahane bölümünde Makine Bakımcısı olarak 17.08.2022 tarihinden itibaren çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin işveren tarafından 18.04.2024 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-e maddesi uyarınca feshedildiğini, işverenin müvekkile itham ettiği olayın ” güveni kötüye kullanmak, işverenin ve işyerinin mesleki sırlarını yaymak” olarak belirtildiğini, disiplin kuruluna sevk edilerek çıkışı verilmiş ise de işten çıkış koduna konu 46 maddede yer alan bir eylem hiçbir zaman gerçekleşmediğini, feshin6 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmadığını belirterek işverence yapılan feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.08.2022 tarihinden itibaren en son müvekkil şirketin Yeniköy Fabrikası Boyahane Üretim Atelye Liderliği bünyesinde “Pistole Boyacılığı – C” unvanı ile çalışan davacının iş akdinin, 18.04.2024 tarihinde, 16.04.2024 tarihli Disiplin Kurulu Kararı uyarınca 4857 Sayılı İş Kanunu m. 25/II-e “işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” hükmüne istinaden haklı nedenle feshedildiğini, somut olayda, Disiplin Kurulunun feshe ilişkin kararını 16.04.2023 tarihinde aldığını fesih işleminin ise 18.04.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çalışmakta olup, halen Yeniköy Boyahane Üretim Atelye Liderliği-C bünyesinde Pistole Boyacılığı-C unvanı ile çalışmaktasınız. 03.12.2023 tarihinde çalıştığınız alanda geb bakımı yapıldığı sırada yağlamanız gereken lift tanburunu yağlamadığınız, sealer fırın çıkış lifti üst tanbur rulmanının dağıldığı ve 14.03.2024 tarihinde 7 saatlik hat duruşuna sebep olduğunuz, fosfat ve EC pendulum tahrik zincirlerinin yağlamalarını da yapmadığınız ve bakım işlerini tamamlandı olarak gösterdiğiniz edilmiştir. Bahse konu bu eyleminiz nedeni ile de 18.03.2024 tarihinde disiplin kuruluna sevkiniz yapılarak disiplin süreciniz başlatılmıştır. Konuya ilişkin 19.03.2024 tarihinde yazılı beyanlarınız alınmıştır. Bu şekilde; eksik işlemler yapmanızın, hat duruşlarına sebebiyet vermenizin, durumu amirlerinize bildirmemenizin; işverenin güvenini kötüye kullandığınızı gösterdiği ve yürütülen işin özeni ve gerekliliği dikkate alındığında işyerinde olumsuzluklara yol açacağı, işin yürütümünü bozacağı açıktır. Yukarıda açıklanan davranışlarınız nedeniyle; 16.04.2024 tarihinde toplanan Disiplin Kurulu Kararı ile; Grup Toplu İş Sözleşmesi Madde 36/26 “Güveni kötüye kullanmak, işverenin ve işyerinin mesleki sırlarını yaymak” (İŞTEN ÇIKARMA)” ve 4857 Sayılı İş Kanunu 25/-E “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” maddeleri uyarınca iş akdiniz 18.04.2024 tarihinde haklı nedenle tazminatsız olarak feshedilmiştir.” ifadelerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Fesih bildiriminde 03/12/2023 ve 14/03/2024 tarihli olmak üzere iki ayrı olaydan bahsedilmektedir. Sunulan özlükdosyasında fesih sebebi yapılan her iki olaya dair de olay tutanağı yer almamaktadır. Davacının her iki olaya dair savunması 19/03/2024 tarihinde talep edilmiş ve davacı savunmasında Fuat ve Berat isimli amirlere bilgi verdiğini beyan etmiş olup, tanık Ali Ildız, davacının fırının yağlanması işleminin yarım kaldığı hususunu Fuat ve Berat isimli kişilere bildirdiğini beyan etmiştir.
İşçinin talimatlara uymaması, işverene somut olayın özelliklerine göre, iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli fesih hakkı verir. İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri, kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesine karşılık, 4857 sayılı Kanun’un gerekçesine göre, işçinin “işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi” geçerli fesih sebebidir. (emsal ilam için; Yargıtay 22 HD 2013/12556 E. 2013/13560 K.)
Somut davada, davalı işveren iş akdini, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri, kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi sebebine dayalı olarak feshetmemiştir. 03/12/2023 ve 14/03/2024 tarihlerinde amirlerine bilgi vermeksizin eksik yağlama işlemi yapıldığı gerekçesiyle, kuruma KOD 46 4857 sayılı Kanun Madde 25-II-e İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.) bildirimi yapılarak iş akdine son verilmiştir. Buna rağmen tanık beyanları kapsamında verilen talimata rağmen davacının işin yapmadığı ispat edilemediğinden ve davacı tanık anlatımlarına göre yağlama işleminin eksik kaldığının amirlerin bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığından davacının işe iadesine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığını, yerel mahkemece müvekkili firma tanıklarının beyanlarının görmezden gelinmesi ve gerekçede bu delillere yer verilmemiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili firma tarafından yapılan fesih işleminin, yerleşik Yargıtay içtihadına göre de haklı fesih olduğunu, itirazlar saklı kalmak ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, yerel mahkeme tarafından hüküm altına alınan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti miktarlarının da hatalı ve fahiş olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE DEĞERLENDİRME
6100 sayılı HMK’nın 355/1 maddesi uyarınca başvuranın sıfatına göre istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dava işe iade istemine ilişkindir.
18/04/2024 tarihli fesih bildiriminde, “17.08.2022 tarihinden bu yana şirketimizde çalışmakta olup, halen Yeniköy Boyahane Üretim Atelye Liderliği-C bünyesinde Pistole Boyacılığı-C unvanı ile çalışmaktasınız. 03.12.2023 tarihinde çalıştığınız alanda geb bakımı yapıldığı sırada yağlamanız gereken lift tanburunu yağlamadığınız, sealer fırın çıkış lifti üst tanbur rulmanının dağıldığı ve 14.03.2024 tarihinde 7 saatlik hat duruşuna sebep olduğunuz, fosfat ve EC pendulum tahrik zincirlerinin yağlamalarını da yapmadığınız ve bakım işlerini tamamlandı olarak gösterdiğiniz edilmiştir. Bahse konu bu eyleminiz nedeni ile de 18.03.2024 tarihinde disiplin kuruluna sevkiniz yapılarak disiplin süreciniz başlatılmıştır. Konuya ilişkin 19.03.2024 tarihinde yazılı beyanlarınız alınmıştır. Bu şekilde; eksik işlemler yapmanızın, hat duruşlarına sebebiyet vermenizin, durumu amirlerinize bildirmemenizin; işverenin güvenini kötüye kullandığınızı gösterdiği ve yürütülen işin özeni ve gerekliliği dikkate alındığında işyerinde olumsuzluklara yol açacağı, işin yürütümünü bozacağı açıktır. Yukarıda açıklanan davranışlarınız nedeniyle; 16.04.2024 tarihinde toplanan Disiplin Kurulu Kararı ile; Grup Toplu İş Sözleşmesi Madde 36/26 “Güveni kötüye kullanmak, işverenin ve işyerinin mesleki sırlarını yaymak” (İŞTEN ÇIKARMA)” ve 4857 Sayılı İş Kanunu 25/-E “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” maddeleri uyarınca iş akdiniz 18.04.2024 tarihinde haklı nedenle tazminatsız olarak feshedilmiştir.” ifadelerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacı hakkındaki fesih iddiaları ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tanığı A. I ın davalıya karşı işçilik alacakları yönelik davasının bulunduğu ve husumetli tanık olduğu ,bu sebeple tanığın beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davalı tanıklarının davacının görevini yapmadığı bu konuda amirlerine bilgi vermediği yağlama işlemi yapılmadan hattın çalıştırıldığı ve hattın bu sebeple arızalandığını beyan ettikleri, davacı tanığı Ogün Salih ise “Motorda iki bölüm vardır. Bir bölümü yağlayıp diğer bölümünü yağlamadı. Davacı öbür kısmını yağlaması gerektiğini bilmediğini söylemişti. Yağlanmadığı takdirde sürtünmeden dolayı makinede zarar oluşma ihtimali mevcuttur.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının yapması gereken yağlama işlemini yapmadan makinanın çalıştırılmasına sebebiyet verdiği, davacının işini özenle yerine getirmediği, eksik ve hatalı iş yaptığı, davacının bu davranışları nedeniyle davalı yönünden haklı değil ancak geçerli fesih şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının doğru olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına,
2-Davanın Reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,8 TL harcın davacıdan alınarak hazineye iratkaydına,
Yerel mahkeme tarafından yazılan harç tahsil müzekkeresinin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından istinaf öncesi ve istinaf sonrası yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından istinaf öncesi ve istinaf sonrası yapılan toplam 745,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı bakımından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine,
8-7036 sayılı Yasa’nın 3. Maddesi gereği Arabuluculuk faaliyeti sırasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL zorunlu giderin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,
11-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/1-a ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddeleri uyarınca mahiyeti itibariyle kesin olmak üzere ve oy birliği ile karar verildi.
Relevant Law / Article
4857 S. İşK/18-21
T.R.
SAKARYA
REGIONAL COURT OF JUDICIAL
LEGAL DEPARTMENT
Docket No. 2025/937
Decision No. 2025/1321
Date: 02.07.2025
WORKER NOT DOING HIS DUTY
THE HOSTILLE WITNESS’S STATEMENT MAY NOT BE VALUED.
VALID TERMINATION