İlgili Kanun / Madde
4857 S. İşK/32
6098 S. TBK/407
T.C.
YARGITAY
9. Hukuk Dairesi
Esas No. 2017/11880
Karar No. 2019/11867
Tarihi: 22.05.2019
l İŞÇİNİN MUVAFAKATİ OLMADIĞI SÜRECE ÜCRETTEN İŞVERENİN BAŞKA ALACAKLARI İÇİN MAHSUP YAPILAMAYACAĞI
ÖZETİ: Borçlar Kanunu'nun 407/2 hükmü nedeniyle işçinin muvafakati olmadığı sürece işverenin başka alacakları için ücretten mahsup yoluna gidilemeyeceğinden davacının ödenmediği anlaşılan 2009 yılı Eylül-Ekim aylarına ait ücret alacağının belirlenip tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/08/1997-02/11/2009 tarihleri arasında davalı işyerinde şube müdürü olarak çalıştığını, 02.11.2009 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini haklı neden ile feshettiğini, ücretinin net 1.000,00 TL olduğunu, işten ayrıldığı tarihe kadar 20 ay boyunca ücretlerinin ödenmediğini, haftanın 6 günü, sabah 08:00-21:00 saatleri arasında bazen 22:00’ ye kadar çalıştığını, ulusal bayramlarda da bu şekilde çalıştığını, iddia ederek kıdem tazminatı, ödenmeyen 22 aylık ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin şubedeki kargo tahsilatlarının ayrı bir para makbuzuyla tahsil etmesi ve zimmetine geçirmesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/625 Esas sayılı dosyası ile güveni kötüye kullanmak suçundan yargılandığını, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarıyla da davacının eyleminin sabit olduğunu, iş akdi haklı nedenle fesholunan davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacı 22 ay boyunca ücret alamadığını, alamadığı 22 aylık ücretin tahsilini talep etmiş ise de bu süre boyunca maaş alamayan birinin çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki davacının keşide ettiği ihtarname de 2 aylık ücretini alamadığından bahsedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde davalı şirketin de davacıdan alacaklı olduğundan dolayı takas mahsup definde bulunduklarını beyan etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalı işverene gönderdiği 02.11.2009 tarihli ihtarnamede ödenmediğini iddia ettiği 2009 Eylül ve Ekim ayları ücretlerini talep ettiği anlaşılmakta olup, mahkemeninde kabulünde olduğu üzere bu aylara ait ücretin ödendiğine ilişkin ispat yoktur. Borçlar Kanunu'nun 407/2 hükmü nedeniyle işçinin muvafakati olmadığı sürece işverenin başka alacakları için ücretten mahsup yoluna gidilemeyeceğinden davacının ödenmediği anlaşılan 2009 yılı Eylül-Ekim aylarına ait ücret alacağının belirlenip tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.