ÖZETİ İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. (…)
Davacının fesih tarihinde toplu iş sözleşmesinden yararlandığı anlaşıldığından işe başlatmama tarihindeki ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin gelebileceği seviye belirlenirken de fesih tarihi sonrasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinde yer alan ücret zamlarının dikkate alınması gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde 01.12.2009 tarihinde işe başladığını, 14.05.2016 tarihinde işten çıkartıldığını, açılan işe iade davasında davanın kabulüne dair kararın kesinleştiğini, müvekkilinin yasal süresi içinde işe başlamak için başvuru yaptığını, işe başlatılmadığını, 22.04.2019 tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin davalı ile Belediye İş Sendikası arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yıllık ücretli izinlerini ve ihbar süresini kullandığını, davacının zamanaşımına uğrayan alacaklarının reddi gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalıya ait işyerinde boşta geçen süre olarak 4 ayın ilavesiyle 15.12.2009-14.09.2016 tarihleri arasında toplam 6 yıl 8 ay 29 gün kıdeminin bulunduğu, taraf beyanları dikkate alındığında, işe iade kararı sonrası davacının işe başlatılmadığı hususunda ihtilafın olmadığı, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
- İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının geçersiz sayılan fesih tarihinde de toplu iş sözleşmesinden yararlandığının sabit olmasına göre hesaplamaların işe başlatılmama tarihinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine göre yapılmasında hata bulunmadığı, geçersiz sayılan fesih sırasında davacıya kanuna uygun biçim ve sürede ihbar öneli kullandırıldığına ilişkin kayıt ve ve belge sunulmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
- TEMYİZ
- Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
- Toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının yanlış değerlendirildiğini,
- İşe iade kararının uygulanmaması hâlinde doğacak alacakların hesabında, işçinin fiilen yararlandığı ücret ve hakların esas alınması gerektiğini,
- Davalı idare tarafından, geçersiz sayılan fesih öncesinde davacıya ihbar öneli kullandırıldığı savunulmuş olmasına rağmen, Mahkemece bu husus yeterince araştırılma yapılmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.
- Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücretin miktarı ile dava konusu alacakların ispatına ilişkindir.
- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Taraflar arasında davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; geçersiz fesih tarihindeki ücretin o dönemde yürürlükteki asgari ücrete oranlanması ve bulunan oranın işe başlatmama tarihindeki asgari ücretle çarpılması suretiyle davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin belirlendiği görülmektedir. Ne var ki işverenin her koşulda geçersiz fesih tarihindeki ücrete asgari ücret oranında zam yapma yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir kabulle sonuca gidilmesi yerinde değildir; işe başlatmama tarihindeki ücretin ispatı işçiye aittir.
Davacının fesih tarihinde toplu iş sözleşmesinden yararlandığı anlaşıldığından işe başlatmama tarihindeki ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin gelebileceği seviye belirlenirken de fesih tarihi sonrasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinde yer alan ücret zamlarının dikkate alınması gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- Davalı tarafından Bakırköy Belediye Başkanlığı Belediye Tiyatro Müdürlüğünün 09.07.2019 tarihli yazısı ve EFT ödeme dekontu dosyaya sunulmuş olup bu belgelerden davacıya 1.990,65 TL ek kıdem tazminatı ödemesi yapılmasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Söz konusu ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.