ÖZETİ 10.06.2024 tarihinde davalı işyerinde yapılan keşif neticesinde 16.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği üzere cihazlardan alınan veriler ile raporlama yapıldığı ve düzenlenen raporların kalite kontrol labaratuarında çalışanlar ile ortak erişim alanına izin verilen kişiler tarafından değiştirilebileceği ve açık kaynak olduğu belirlenmiştir. Davalı işveren tarafından fesih sebebi olarak gösterilen hususların davacının eylemleri nedeniyle gerçekleştiği ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu nedenle feshin haklı veya geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğinin davalı işveren tarafından ispatlanmaması karşısında mahkemesince davalı tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı nezdinde işe iadesine karar vermesinin doğru olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan kararın istinaf yolu ile incelenmesini davalı vekilinin yasal süre içerisinde istemesi üzerine, Hakim Özkan Öztürk tarafından düzenlenen rapor ile dosyadaki tutanaklar ve belgeler okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait işyerinde 26.11.2018 tarihinden 28.11.2022 tarihine kadar kalite departmanında laborant olarak çalıştığını, davacının son ücretinin brüt 18.372 TL olduğunu, davacının ücretine ek olarak; yıllık 1.5 ücreti tutarında prim, Kurban ve Ramazan Bayramlarında ayrı ayrı 1.000 TL ikramiye, yıllık 12.400 TL’ye tekabül edecek miktarda paund olarak para, 12.000 TL banka promosyonu verildiğini, yemeğin işverence karşılandığını ve servis hizmeti verildiğini, davalı işveren tarafından davacının iş yerinde yapılan kontrol ve incelemelerde, alkolizer cihazında yapılan kontrol numunesi kayıtlarını manuel ve gerçeğe aykırı değiştirdiği, şirket kayıtlarında gerçeğe aykırı kayıtlar oluşmasına sebebiyet verdiği, şişeleme laboratuvarında cihaz density check değeri uygun olmamasına rağmen talimat ve prosedürlere aykırı olarak şişeli ürün analizlerine devam ettiği, kontrol sonuçlarını kontrol grafiğine işlemediği, kontrol sonuçları düzenli olarak tutulmamasına rağmen ürün analiz işlemlerine devam ettiği, mükerrer şekilde kontrol numunesi analiz sonuçlarının kontrol grafiğine hatalı işlediği, hatalı işlemlere rağmen gerekli aksiyonları almayarak üretim sürecini tehlikeye atarak analizlere devam ettiği, üretim sürecini gereği gibi yerine getirmediği, şirket prosedürü dışına çıkarak yapılan işin güvenliğini ve üretim süreçlerini tehlikeye attığı, gaz kromatografi cihazı kontrol numunesi analiz sonuçlarını kontrol grafiğine hatalı işlediği, şirket kalite ve performans kriterlerine aykırı hareket etmek suretiyle gerekli aksiyonları almadığı, üretim sürecini gereği gibi yerine getirmediği şeklindeki gerekçeleriyle ve davacının savunma değerlendirme süresi esnasında da şişeleme alcolayzer cihazında inceleme yapıldığı, konu hakkında davacının savunmasının alınmadan önce alcolayzer cihazında yapılan incelemelerde görüntülenmiş olan 2022 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin density check datalarının savunma alındıktan sonra cihazdan silindiği, alcolayzer cihazında yer alan Ekim ve Kasım aylarına ilişkin mükerrer olarak su analiz sonuçları ve kontrol numunesi analiz sonuçlarını kontrol grafiğine hatalı işlediği, hatalı işlemlere rağmen gerekli önlem ve tedbirleri almayarak üretim sürecine ve analizlerine devam ettiği, bu şekilde müvekkil tarafından şirket prosedürlerinin dışına çıkarak işin güvenliğini ve üretim süreçlerini tehlikeye attığı gerekçesiyle davacının sözleşmesini feshettiğini, davacıya isnat edilen eylemlerinin hiçbirisinin doğru olmadığını, davacının gerek kasten gerekse de kusur ve ihmali ile isnat edilen eylemleri gerçekleştirmesinin söz konusu olmadığını, davacının çalıştığı süre boyunca dürüstlük ilkelerine uygun bir biçimde, titizlikle görevlerini ifa ettiğini, fesih gerekçesi olarak gösterilen iddialara kadar işverenle arasında en küçük bir sorun yaşanmadığını, isnat edilen eylemlerin hepsinin soyut ve dayanaksız olduğunu, davacının 4 yıllık kıdeme sahip bir işçi olduğunu, bir an için davacı hakkında iddia edilen eylemlerin doğru olduğu kabul edilse dahi bunların feshi gerektiren eylemler olmadığını, davalı şirketin herhangi bir zararının bulunmadığını, ürünlerin analizinde de bir sorun yaşanmadığını, davacı tarafından kabul edilmemekle birlikte kaynaklanan işyerindeki bir kısım aksaklıkların davacının değil, işverenin kusurundan ve işin işleyişinden kaynaklandığını, örneğin laboratuvar ortamında saf su cihazı bulunmadığını, saf su yukarı kattan taşınarak doğrulama işlemi yapılabildiğini, suyun yukarı kattan taşınması nedeniyle su özelliğini kaybettiğini, doğrulama işlemi yapılamadığını, işlerin yoğunluğu ve suyun taşınması işlemi nedeniyle doğrulama işleminin tam anlamıyla gerçekleşmediğini, davacının ve o birimde çalışanların saf su cihazının alt kata kurulmasını talep etmelerine rağmen, maliyetli olduğu gerekçesiyle gereğinin yapılmadığını, işleyişin aynı şekilde devam ettiğini ancak bu doğrulama işleminin tam anlamıyla yapılamamasının ürün kalitesine bir etkisi bulunmadığını, ürün kalitesinin yasal standartlarına uygun olmadığına ilişkin bir tespitin yapılmadığını, buradaki problemin işverenden kaynaklı olduğunu, davacıyla bir ilgisinin bulunmadığını, davacının ve diğer çalışanların sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, alcolayzer cihazı, GC cihazı ve tüm veri girişi yapılan cihazların dosyalarının ortak alanda olduğunu, bunlara denetlemeye gelen merkez laboratuvarı ve kalite müdürünün erişiminin mümkün olduğunu, bu verilere sadece davacının da içinde bulunduğu kalite ekibinin erişmesinin söz konusu olmadığını, alcolayzer cihazında silinmelerin davacıyla bir ilgisi bulunmadığını, davacının bu cihazdaki verilerin silinmesine ilişkin teknik bilgisi ve eğitimi olmadığını, bu cihazın bulunduğu odanın kapısının gören kamera bulunmasına rağmen işveren tarafından araştırma yapılmak yerine davacının eylemi işlediği kanaatiyle davacının iş akdinin fesih edildiğini, GC cihazına verilen doğrulama çözeltisinin konulduğu buzdolabının olduğu kalite amirine bildirildiğini, ancak buzdolabı tamir ettirilmediğini, çözeltinin muhafaza edilemediği için de çözelti bozulduğunu, kontrol numunesinin sonucunu vermediğini, dolayısıyla da burada da davacının bir kusuru olmadığını, fesih yazısında belirtilen tüm diğer gerekçelerin de asılsız olduğunu, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; feshin geçersizliği ile davacının işine iadesini, davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının sekiz aylık ücreti tutarında dava tarihi itibariyle parasal miktarının belirlenmesine ve bu miktarın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitini, davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının dava tarihi itibariyle parasal miktarının belirlenmesine ve bu miktarın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı nezdinde İŞE İADESİNE,
2-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde tazminat miktarının, davalının sorumluluğunda olmak kaydıyla, davacının kıdemi, fesih nedeni dikkat alınarak takdiren davacının dava tarihindeki 4 aylık ücreti olan brüt 73.488,00 TL tutarında BELİRLENMESİNE,
3-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının toplamı brüt 96.877,04 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi GEREKTİĞİNİN TESPİTİNE,
4-İşe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının bu alacakta MAHSUBUNA,
5-Yasal kesintilerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Kararı davalı vekili istinaf etmiş ve istinaf dilekçesinde özetle;
1-Öncelikle belirtmek gerekirse davacının iş akdinin fesih nedeni değerlendirildiğinde mahkemece kurulan gerekçe de karar da tümüyle hatalı olduğunu, salt bu nedenle dahi işbu eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini,
2-Sayın Heyet, çok büyük bir yanılgıya düşerek düzenlenen raporların kalite kontrol laboratuvarında çalışanlar ile ortak erişim alanına erişim izni verilen kişi veya kişilerce kolaylıkla değiştirilebileceğini; açık kaynak olduğu kanaatine varıldığını, oysa defaatle dile getirdikleri üzere bahse konu ortak alana, yalnızca ama yalnızca yetkilendirilmiş kişiler tarafından girilebildiğini bu bağlamda da açık kaynak olamayacağı hususunu gözden kaçırıldığını, rapora bu yönüyle de itiraz edilmiş ise de ilk derece mahkemesince işbu itirazlar değerlendirilmemiş, bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğini,
3-Davacının konu hakkında alınan savunmasının değerlendirme aşaması devam ederken, davacının kontrolünde olan cihazlardan ilgili tarihlere ilişkin verilerin silinmesi de oldukça düşündürücü bir husus olduğunu, davacı, kendi kontrolü ve denetiminde bulunan cihazlardaki kayıtlardan bizzat sorumlu olup bu kayıtlarda oluşan silme işleminden de mesul kişi olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince açık alan olduğundan bahisle hatalı ve eksik değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, oysa bahse konu değişiklik doğrudan davacının kendi kontrol ve denetiminde olan cihazlar üzerine yapıldığını ancak hem hükme esas alınan rapor ile hem de gerekçe ile işbu husus gözden kaçırılarak hatalı olarak hüküm kurulduğunu,
4-Asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, fahiş giydirilmiş brüt ücret hesabı doğrultusunda yapılan hesaplama kül halinde hatalı olup, tüm itirazlara rağmen işbu rapor kapsamında hüküm kurulması dahi kararın ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini,
5-Dosya kapsamına alınan ve hükme esas alınan raporda bilirkişi, raporunda davacının giydirilmiş brüt ücretini, üstelik tanık delilleriyle dahi ispatlayamadığı halde ve husumetli tanık beyanlarına rağmen, fahiş olarak belirlemiş ve bu bağlamda işbu rapor kül halinde hatalı hale gelmiş olup; raporun ve yapılan hesaplamanın kabulü mümkün değilken ilk derece mahkemesine yapmış oldukları itirazlar bir an için dahi değerlendirilmemiş eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm kurulduğunu,
6-İlk derece mahkemesi, gerekçeli kararı usule, anayasaya ve yasaya aykırı olarak, üstelik gerekçesiz olarak hazırladığını, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlık dikkate alınmak sureti ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu;
Dava, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iade, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı talebine ilişkindir.
SGK kayıtlarına göre davacının, davalı işyerinde 26.11.2018-28.11.2022 tarihleri arasında çalıştığı ve iş akdinin kod 46 (işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya işverenin meslek sırlarını ifşa etmesi) ile sona erdiğinin kuruma bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça iş akdinin davalı işveren tarafından haksız şekilde sonlandırıldığı, davalı işveren tarafından ise davacının üretim aşamasındaki ürünlere ait numune kayıtlarını, density check değerlerini, muayene sonuçlarını, kendisine tebliğ edilen ve bilgisi dahilinde olduğu belirtilen prosedürlerin ve kuralların dışına çıkmak suretiyle grafiklere ve sisteme işlediği, davacının bu davranışı ile halk sağlığını tehlikeye düşürdüğünü, bu nedenle de 28.11.2022 tarihli ihtar ile iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e ve 25/II-ı maddeleri uyarınca haklı nedenle feshettiğini davacıya bildirdiği görülmüştür.
10.06.2024 tarihinde davalı işyerinde yapılan keşif neticesinde 16.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği üzere cihazlardan alınan veriler ile raporlama yapıldığı ve düzenlenen raporların kalite kontrol labaratuarında çalışanlar ile ortak erişim alanına izin verilen kişiler tarafından değiştirilebileceği ve açık kaynak olduğu belirlenmiştir. Davalı işveren tarafından fesih sebebi olarak gösterilen hususların davacının eylemleri nedeniyle gerçekleştiği ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu nedenle feshin haklı veya geçerli nedene dayalı olarak feshedildiğinin davalı işveren tarafından ispatlanmaması karşısında mahkemesince davalı tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı nezdinde işe iadesine karar vermesinin doğru olduğu anlaşılmıştır. Ancak boşta geçen süre ücretinin hesabında servis bedelinin dahil edilmesinin, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 11.05.2022 tarih, 2022/4307 Esas ve 2022/5784 Karar sayılı içtihadına aykırı olduğu, zira işçinin ancak fiili çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok 4 aya kadar olan boşta geçen süre ücreti içerisinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmayacağından bu yöndeki istinaf sebebinin haklı olduğu anlaşılmıştır. Bunun dışında yıllık primin ve diğer ek ödemelerin eklenmesinde hata olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun boşta geçen süre ücreti yönünden kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Nevşehir İş Mahkemesin’in 2023/667 Esas ve 2024/334 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2 maddesi gereğince Nevşehir İş Mahkemesi’nin 2023/667 Esas ve 2024/334 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
B-DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı nezdinde İŞE İADESİNE,
2-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde tazminat miktarının, davalının sorumluluğunda olmak kaydıyla, davacının kıdemi, fesih nedeni dikkat alınarak takdiren davacının dava tarihindeki 4 aylık ücreti olan brüt 73.488,00 TL tutarında BELİRLENMESİNE,
3-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının toplamı brüt 95.837,04 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi GEREKTİĞİNİN TESPİTİNE,
4-İşe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının bu alacaktan MAHSUBUNA,
5-Yasal kesintilerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 80,70 TL peşin harç mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 80,70TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 95,00TL tebligat ücreti, 57,25TL müzekkere ücreti, 288,75TL talimat ücreti, 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 92,00TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.694,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanuna göre; 1.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın, karar kesinleşince RESEN ilgili tarafa iadesine,
C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN;
1-)İstinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-)Davalı tarafından yapılan 424,00 TL istinaf yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.593,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-)Davalı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK’nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi’nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine,
5-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8’inci maddesi uyarınca davanın niteliği itibariyle KESİN olmak üzere 27/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Relevant law / article
4857 S. ISK/18-21
T.C.
Kayseri
Regional courthouse
Legal department
Main No. 2025/88
Decision No. 2025/135
Date: 27/01/2025
The fact that the business could not prove the valid or justified termination claim
Specific termination