ÖZETİ Dosya kapsamından, davacının iş akdinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiği davalı tarafça ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesinin davacının işe iadesine yönelik kararı dosya kapsamına uygundur. Davacının işe iadesine karar verilmesi nedeni ile, fesih tarihinden kararın kesinleşmesine kadar geçecek süredeki ücret ve diğer hakların ödenmesi ve işe başlatmama halinde ise temsilcilik süresince ilgili ücret ve hakların ödenmesinin hüküm altına alınması gerekirken, işe başlatmama tazminatı olarak 4 aylık ücretinin ve boşta geçen süre ücreti olarak 4 aylık ücreti ve diğer haklarının tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının istinaf talebi yerindedir.
BAKIRKÖY 21. İŞ MAHKEMESİ’nin 03/07/2023 Tarih, 2022/193 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize tevzi edildiği anlaşılmakla, dosya ve ekleri incelendi.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
İDDİA:
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 28.08.2018 tarihi ile 04.04.2022 tarihleri arasında teknik personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından, davacının sendikaya üye olduğu iş arkadaşları ile birlikte sendikal faaliyet de bulunduğu, iş yeri sendika temsilcisi olduğu için fesih edildiğini, yasa gereği sendika temsilcisinin işten haklı neden dışında çıkarılamayacağını beyanla davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde ailevi sorunlar ve iş yerinde yapılmış olan çalışmanın verimsiz olması nedeni ile haklı olarak işten çıkarıldığını, davacının sendika faaliyeti nedeni ile işten çıkarıldığı iddiasının gerçek olmadığını, iş yerinde davacının kullanımında olan malzemelerin ortadan yok olması, malzemelerin bulunmaması nedenleri ile tek taraflı ve haklı olarak iş akdinin fesih edildiğini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU/ SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna yasal süresi içerisinde taraf vekilleri başvurmuştur.
Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle;
Mahkemece fesih için haklı bir neden olmadığını kabul edilmesine rağmen sendika temsilcileri için düzenlenen özel hükümlerin dikkate alınmadığını, işyeri sendika temsilcileri hakkındaki özel hükümlerle ilgili olan Yargıtay kararları ile de bu durum içtihat haline dönüştüğünü beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle;
1-Mahkemenin gerekçeli kararında “Davalı iş yerinde 30 işçiden daha fazla işçi çalıştırılmaktadır” denildiğini, sehven hata ile yazıldığını, müvekkile ait iş yerinde hiçbir zaman 30 üzeri işçi çalışmadığını, iş yerinin boyutu ve yapısı itibarı ile bu mümkün olmadığını, SGK evraklarından da durum açıkça anlaşıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
2-Davacının sendika nedeniyle işten çıkarıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davacıyı işten çıkararak işçilik alacaklarını kendisine ödendiğini beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK’nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle HMK nun 355. maddesi uyarınca taraflarca ileri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonucunda,
Dava sendikal tazminat talepli, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade istemine ilişkindir.
Dava şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Davacının istinaf başvurusu yönünden;
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri sendika temsilcisi olduğunu, 4 aylık boşta geçen süre ücretine ve 4 aylık işe başlatmama tazminatına karar verilmesinin 6356 sayılı Yasaya göre hatalı bir karar olduğunu ileri sürmüştür. Davacı dava dilekçesi ile feshin geçersizliğini ve işe iadesini 6356 sayılı yasa 24/3 maddesi uyarınca haklarının temsilcilik süresince ödenmesi gerektiğini, ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan sendika üyelik fişinden, davacının 07/01/2022 tarihinde sendika üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Genel İş Sendikasının 22/02/2022 tarihli yazısı ve 01/03/2022 tarihli yazısından davacının sendika temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır.
6356 sayılı yasanın İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi başlıklı 24. Maddesinde “…– (1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir. (2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/31 md.) Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. (3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır. (4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır. (5) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır…” denilmektedir. Dosya kapsamından, davacının iş akdinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiği davalı tarafça ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesinin davacının işe iadesine yönelik kararı dosya kapsamına uygundur. Davacının işe iadesine karar verilmesi nedeni ile, fesih tarihinden kararın kesinleşmesine kadar geçecek süredeki ücret ve diğer hakların ödenmesi ve işe başlatmama halinde ise temsilcilik süresince ilgili ücret ve hakların ödenmesinin hüküm altına alınması gerekirken, işe başlatmama tazminatı olarak 4 aylık ücretinin ve boşta geçen süre ücreti olarak 4 aylık ücreti ve diğer haklarının tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının istinaf talebi yerindedir.
Davalının istinaf başvurusu yönünden;
Davalı vekili, davalı işyerinde 30 üzeri işçi çalıştırılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 6356 sayılı Yasanın 24. Maddesine dayalı olarak açılan işe iade davalarında, işe iade davası açılması için çalışan sayısı ve çalışma süresi şartı aranmamaktadır. İşe iade davası süresi içerisinde açılmıştır. Dava şartları mevcuttur.
Dosya içerisinde 07/04/2022 tarihli fesih bildiriminde “…İş yerinde tarafınızın kullanımında bulunan malzemelerin ortadan yok olması, Stoklarda yer alan malzemelerin bulunmaması, Siteye ait tarafınızın kullanımında olan malzemelerin site içinde ve dışarısında bulunan 3. kişilere ücret karşılığında satılması, bu işlemlerle haksız menfaat elde edilmiş olması, Siteyle ilgili işlerde hakkınız olmadığı halde site sakinlerinden fahiş bedellerle para talep edilmesi, nedenleri ile iş sözleşmenizin tek taraflı olarak feshedilmesine yasal hakların tarafınıza ödenmesine karar verilmiştir…” denilmektedir.
Davacının SGK ayrılış nedeni kod: 04 (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirilmiştir. Davalı, feshin haklı yada geçerli nedenle yapıldığını ispat edememiştir. Davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde değildir.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin ise yerinde olduğu, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte, kanunun olaya uygulanmasında İlk Derece Mahkemesince hata edildiği ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;
I-1-Davalı vekilinin istinaf BAŞVURUSUNUN, HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davalı tarafça yatırılan 269,85 TL’nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
II-1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 bendi uyarınca İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Davacının başvurusunda haklılığı dikkate alınarak, davacı tarafça peşin yatırılan istinaf karar- ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafın istinaf başvurusunda haklılığı da dikkate alınarak, davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 451,50 TL yargılama masrafı ile, istinaf başvuru harcı 738,00 TL toplamı olan 1.189,50 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
III-Davanın KABULÜ İLE,
1-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işverenlikteki işine İADESİNE,
2.Davacının 6356 sayılı Yasa’nın 24/3. maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işe başvurması şartıyla, davalı işverence altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının temsilcilik süresince ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
3.Davacı işçinin temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça ilk derece aşamasında yapılan 1.041,50 TL yargılama gideri ile, 80,70 TL peşin ve 80,70 TL başvuru harçları toplamı 1.202,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu arabulucu ücreti 800,00 TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Daire karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK’nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde, İDM’nce ilgili tarafa iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin İkinci Kısmının İkinci Bölümünün 17. bendi uyarınca taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-HMK 359. maddesinin 4.fıkrası gereği kararın tebliği ile 302.maddesinin 5.fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/1-a maddesine göre kesin olmak üzere 17/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Ending the employment contract of the trade union representative without justifies
In the return of the work of the trade union representative from the date of termination to the finalization of the decision, the payment of wages and other rights to be passed and if it does not start to work, the payment of the relevant wages and rights during the representation should be taken under the judgment