KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMADA KIDEM TAZMİNATI VE YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA SON ÜCRETİN ESAS ALINACAĞI

SAYILAR

Esas No : 2026/2350
Karar No : 2026/6285
Tarihi : 25.06.2026
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İşK/59 - 1475 S. İşK/14
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

 

  • KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMADA KIDEM TAZMİNATI VE YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA SON ÜCRETİN ESAS ALINACAĞI
  • AYLIK ÜCRETİN HER AY DEĞİŞİK TUTARLARDA OLMASI
  • HER AY FARKLI ÜCRET ÖDENDİĞİNDE KIDEM TAZMİNATI VE YILLIK İZNE ESAS ÜCRETİN SON BİR YILLIK ÜCRETİN AYA DENEK GELEN TUTARI ESAS ALINACAĞI

Tam Metin

ÖZETİ: Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olup son ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının kısmi zamanlı çalıştığı dönemde aylık çalıştığı gün sayılarının 13, 14, 15 şeklinde değiştiği, buna göre her ay değişen tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Aylık ücretin dönemden döneme farklılık gösterdiği bu hâlde, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalamasının esas alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının (Belediye) asıl işveren olduğu işyerinde İstanbul Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları ve Seminerleri Organizasyonu Hizmet İşi (İSMEK) kapsamında 01.09.2005-30.06.2019 tarihleri arasında usta öğretici sıfatıyla aralıksız ve sürekli olarak çalıştığını, ücretinin 4.000,00 TL civarında olduğunu, yol ve yemek yardımından faydalandığını, hizmet süresi boyunca kesintisiz şekilde çalışmasına karşın ihale dönemlerinde yeni hizmet sözleşmeleri imzalamak zorunda bırakıldığını, 30.06.2019 tarihinde ise iş sözleşmenin sona ereceğinin bildirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. CEVAP
  2. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davada Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının davalı Şirket personeli olduğunu, davaya karşı zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Belediye ile davacının çalıştığı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanağının olmadığını, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını iddia eden davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkı olmadığını, kısmi çalışmalarda çalışılmış gün sayısı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının dava konusu alacaklara hak kazanamadığını, talep edilen faiz oranı ve başlangıç tarihlerinin de kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
  3. Davalı Etkin Eğitim Organizasyon Gemi İşletmeciliği ve Turizm Ltd. Şti. (Etkin Eğitim Ltd. Şti.) cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesinin bitimi ile sona erdiğini, ödenmeyen herhangi bir alacağının bulunmadığını, Yargıtayın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarında ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 112. maddesinde yer alan düzenleme gereği kamu kurum ve kuruluşlarına ait alt işveren işçisi olarak çalışan işçilerin kıdem ve diğer özlük haklarından asıl işveren kamu kuruluşunun sorumlu olması gerektiğini, bu nedenle müvekkili Şirket yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi kesintisiz çalışmayıp 10 aylık dönemler hâlinde çalıştığını; her yıl eğitim öğretim yılı içerisinde çalışıp 2 aylık tatil döneminde ise işsizlik ödeneğinden yararlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.09.2005- 30.06.2012 tarihleri arasında tam zamanlı, 01.10.2012-30.06.2019 tarihleri arasında yarı zamanlı olarak davalı Belediyeye bağlı İSMEK ünvanlı işyerinde değişen alt işverenlere ait işyerlerinde kesintisiz şekilde usta öğretici olarak çalıştığı, yapılan iş sözleşmelerinin kanun gereği belirli süreli olduğu, dosyaya ibraz olunan ücret bordrolarına göre davacıya 2019/6. ayında 13 günlük çalışması için 3.691,20 TL ücret ödendiğinin anlaşıldığı, davalılar arasında İSMEK hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davacının bu sözleşme kapsamında çalıştığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından müştereken sorumlu oldukları, davalılar tarafından iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiği yönünde savunmada bulunulmadığı, belirli süreli iş sözleşmesinin süre bitimi nedeniyle sona erdiği anlaşılan davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosyada sunulan yıllık izin belgelerine ve davacının kıdemine göre bakiye 26 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle ihbar tazminatı talebi reddedilmek suretiyle diğer alacaklar bakımından bilirkişi raporunun ikinci seçeneğinde yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabul kararı verilmiştir.

  1. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu, son dönem iş sözleşmesinin tazminata hak kazanılamayacak şekilde sona erdiğine ilişkin ispat yükü üzerine düşen davalı tarafından dosyaya somut bilgi ve belge sunulmadığı, davacının kıdem tazminatına ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri
  3. Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde;
  4. Müvekkili Belediyenin davada işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının bulunduğunu,
  5. Davacının tüm hak edişlerinin eksiksiz ödendiğini,
  6. Giydirilmiş brüt ücretin hatalı hesaplandığını, davacının ücretinin kısmi süreli çalıştığı ve gün hesabına göre değişken ücret aldığı dikkate alınmaksızın son ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
  7. Davacı belirli süreli iş sözleşmeleri çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yaz ayları ve sömestr dönemlerinde yıllık izin kullandığından yıllık ücretli izin talebinin de reddi gerektiğini,
  8. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, bariz hesap hatalarının olduğunu, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı bir sonuca ulaşıldığını,
  9. Zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını,
  10. Çalışma döneminin hatalı olarak belirlendiğini, gerçekleri yansıtmayan kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
  11. Davalı Etkin Eğitim Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
  12. Davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını,
  13. Davacıya yöneltilen bir sözleşme yenileme bildiriminin olmadığını,
  14. İlk Derece Mahkemesi tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda davacının kısmi süreli istihdam edildiği ve çalıştığı gün hesabına göre değişken ücret aldığı dikkate alınmaksızın son ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
  15. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; husumet, zamanaşımı, hizmet süresi, hesaba esas ücretin belirlenmesi, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.

  1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  2. Somut uyuşmazlıkta; davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde İSMEK kapsamında usta öğretici olarak çalışan davacının son çalışma ayı olan 2019 yılı Haziran ayına ait ücret bordrosunda 13 günlük çalışma karşılığı brüt 3.691,20 TL ücret tahakkuk ettirildiği görülmektedir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 01.07.2018-30.06.2019 tarihleri arasında geçen 12 aylık çalışma döneminde toplam çalışma gün sayısının 161 gün olduğu, aylık çalışma gün sayısının ortalama 13,42 olarak tespit edildiği, davacıya ait 2019 yılı Haziran ayı ücret bordosunun tetkikinde, 13 günlük çalışması karşılığında 3.691,20 TL ücret ödendiği, bu tutarın yarı zamanlı dönem için 13,42 gün karşılığının 3.809,51 TL olduğu belirtilerek bu tutar hesaplamalara esas alınmış ise de hesap yönteminin hatalı olduğu görülmektedir.

Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olup son ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının kısmi zamanlı çalıştığı dönemde aylık çalıştığı gün sayılarının 13, 14, 15 şeklinde değiştiği, buna göre her ay değişen tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Aylık ücretin dönemden döneme farklılık gösterdiği bu hâlde, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalamasının esas alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tam süreli ve kısmi süreli çalışmalarının toplamına göre hizmet süresinin 12 yıl 12 gün olduğu belirtilmiştir. Ne var ki dosyadaki Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm kayıtlarına göre davacının 3.745 gün karşılığı 10 yıl 3 ay 5 gün hizmet süresinin bulunduğu görülmekte olup rapordaki tespit bu kayıtlarla örtüşmemektedir. Bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.

  1. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.