ÖDEME BELGELERİNDE İŞÇİNİN İMZASININ BULUNMAMASI

SAYILAR

Esas No : 2026/6118
Karar No : 2026/6136
Tarihi : 24.06.2026
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İşK/32
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar :

 

  • ÖDEME BELGELERİNDE İŞÇİNİN İMZASI-NIN BULUNMAMASI
  • İMZASIZ ÖDEME BELGELERİ İLE BANKA KAYITLARININ KARŞILAŞTIRILMASININ GEREKTİĞİ
  • BANKA KAYITLARINDA GÖRÜLEN ÖDEME HESAPLANANDAN FAZLA İSE FAZLA OLAN DÖNEMİN HESAPLAMANIN DIŞINDA TUTUL-MASININ GEREKTİĞİ

Tam Metin

ÖZETİ belge (Payroll)işçi tarafından imzalanmış olmadığından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının banka kayıtları ile karşılaştırılması, tahakkukların bankadan ödendiğinin tespit edilmesi hâlinde, davacı tanık beyanları doğrultusunda her ay için hesaplanan alacak miktarından, yine her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra hesaplanan ay için “Payroll” belgesinde bulunan tahakkuklar indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay için ilgili alacak miktarı hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek sonuca gidilmelidir. Dosyanın seri dosya olması nedeniyle puantaj kayıtları sadece baş dosyaya sunulduğundan davalı belgeleri ile ödeme kayıtları karşılaştırılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

  1. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin Kuveyt’te bulunan şantiyesinde kaynak ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol, ücret, yıllık izin ve kum tazminatı (toz parası) alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Ücret, yıllık izin ücreti ve kum tazminatı alacakları tefrik edilmiştir.

  1. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı Limak İnşaat Kuwait SPC Şirketi arasında iş hukuku anlamında organik bağ bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile; Kuveyt hukuku uygulanarak emsal dosyalarda, taraflar arasında görülüp kesinleşen emsal kararlar ve davacı tanık beyanları ile anlaşıldığından davalının husumete ilişkin beyanlarına itibar edilmediği, dinlenen tanık anlatımlarından pandemi döneminde topluca işten çıkartma olduğu, belirtilen dönemin pandeminin başlangıç dönemine denk geldiği, emsal nitelikteki dosyalarla da sabit olduğu üzere davalı işveren tarafından işçilerin Türkiye’ye gönderildiği, işçilerden bu yönde istifa dilekçelerinin alındığı, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davalı tarafından feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, Kuveyt hukukunda ücretin net-brüt ayrımı olmadığından aynı olduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığının kabulü ile %30 indirimle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2025 tarihli kararı ile davalının husumet itirazının reddi ile davanın kısmi dava olarak görülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, basit yargılama usulünde cevap dilekçesi ile tüm delillerin sunulması gerektiği, puantaj kayıtlarının dosyaya süresinde sunulmadığı, davacının da bunların sonradan sunulmasına açık muvafakati bulunmadığından söz konusu belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, pandemi döneminde toplu çıkarma yapıldığından iş sözleşmelerinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, dosyada fazla çalışma alacağına esas ücretin hesabında hata yapıldığı, Kuveyt İş Kanunu’na göre günlük çalışma süresi nedeniyle aylık çalışma süresi 240 saat olduğundan aylık ücretin 225 yerine 240’a bölünerek hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın Mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı üzerine ek rapor aldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  1. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacının çalıştığı Şirketin ortağı olduğunun kabul edildiği, emsal kararlarda davalı Şirket ile Limak İnşaat Kuwait SPC arasında organik bağ bulunduğunun kabul edildiği dikkate alındığında husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı vekili kum tazminatı (toz parası) alacağı ile ilgili hüküm kurulmadığını ileri sürmüş ise de, söz konusu alacak kalemi hakkında 08.11.2021 tarihli celsede tefrik kararı verildiği, cevap dilekçesi ile birlikte tüm delillerin sunulması gerektiği, puantaj kayıtlarının dosyaya süresinde sunulmadığı, davacının da bunların sonradan sunulmasına açık muvafakati olmadığından söz konusu belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, dinlenen tanık anlatımlarından pandemi döneminde topluca işten çıkarma olduğu, belirtilen dönemin pandeminin başlangıç dönemine denk geldiği, emsal nitelikteki dosyalarla da sabit olduğu üzere davalı işveren tarafından işçilerin Türkiye’ye gönderildiği, işçilerden bu yönde istifa dilekçelerinin alındığı, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın davalı tarafından feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabulü yerinde olduğu; davacı vekili Türk hukukunun uygulanmasının, takdiri indirim yapılmasının hatalı olduğunu, hizmet süresinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüş ise de kaldırma kararından önce de Kuveyt İş Hukukunun uygulandığı, hakkaniyet indirimin yapıldığı, hizmet süresinin yine aynı belirlendiği ancak davacı istinafı bulunmadığı, kaldı ki takdiri indirimin ispata yönelik usule ilişkin kural olarak kabul edildiğinden hakkaniyet indirimi yapılmasında hukuka aykırılığın bulunmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinde hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

  1. TEMYİZ
  2. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

  1. Husumet itirazının dikkate alınması gerektiğini,
  2. İmzalı puantajların ve sunulan belgeler ile banka kayıtlarının değerlendirilmediğini, kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
  1. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, fesih, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol, ücreti alacaklarının ispatı ve hesabıyla vekâlet ücretine ilişkindir.

  1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  2. Kuveyt İş Kanunu’nun 56/1-(a) hükmüne göre aylık ücretle çalışan işçi; çalışmasa da hak kazandığı 1 günlük ücretini aylık ücreti içinde almış olduğundan hafta tatilinde çalıştığında, sadece günlük ücretinin %50’si (0,5) oranında ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günü çalıştığında ise ayrıca 1 günlük ücrete ve kullandırılmadığında telafi izninin karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.

Günlük ücretle çalışan işçiye ise sadece yaptığı çalışmanın ücreti ödenmekte olup bu işçi hafta tatili gününde çalıştığında; çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+günlük ücretinin %50’si (0,5) ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında ise çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+ayrıca 1 günlük zamlı ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.

Diğer yandan Kuveyt İş Kanunu’nda mevcut düzenlemeler ışığında, aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin aylık ücretin 26’ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek imzasız olarak sunulan “Payroll” başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının gözönünde bulundurulması gerekir.

Dosya kapsamına göre davacı, aylık sabit ücretle çalıştığı, davalı, davacıya çalıştığı hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri için telafi izni kullandırdığını savunmadığı gibi dosya kapsamında davacıya telafi izni kullandırıldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu belirlemelere göre davacı işçiye çalışmasa da hak kazandığı hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, aylık ücreti içinde ödenmiş olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tanık beyanlarına göre ayda 2 hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise günlük ücretinin 2 katı üzerinden hesaplanması yerindedir. Ancak davacının günlük ücretinin, aylık ücretinin 26’ya bölünmesi suretiyle tespit edilmesi, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bu ücret dikkate alınarak hesaplanması gerekirken aylık ücretin 30’a bölünmesi ile bulunan günlük ücretin hesaplamalara esas alındığı anlaşılmış olup bu hususun bozmayı gerektirdiği,

Dosyaya davalı tarafından sunulan “Payroll” başlıklı belge incelendiğinde; belgenin imzasız olduğu, belgede her ay davacıya ödenen ücret tutarı ile “Fazla çalışma tutarı”, “Hafta tatili çalışma tutarı”, “Bayram tatili tutarı” başlığı altında ayrı ayrı tahakkukların bulunduğu görülmektedir. Ayrıca işverence ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu belge ve banka kayıtları ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmamış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında basit yargılama usulünde cevap dilekçesi ile tüm delillerin sunulması gerektiği, puantaj kayıtlarının dosyaya süresinde sunulmadığı, davacının da bunların sonradan sunulmasına açık muvafakati bulunmadığından söz konusu belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmadığı şeklindeki gerekçe ile davalının bu yöndeki istinaf talebi reddedilmiştir. Sözü edilen belge (Payroll)işçi tarafından imzalanmış olmadığından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının banka kayıtları ile karşılaştırılması, tahakkukların bankadan ödendiğinin tespit edilmesi hâlinde, davacı tanık beyanları doğrultusunda her ay için hesaplanan alacak miktarından, yine her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra hesaplanan ay için “Payroll” belgesinde bulunan tahakkuklar indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay için ilgili alacak miktarı hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek sonuca gidilmelidir. Dosyanın seri dosya olması nedeniyle puantaj kayıtları sadece baş dosyaya sunulduğundan davalı belgeleri ile ödeme kayıtları karşılaştırılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş, davacının alacaklarının yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacağı denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alarak davacının alacakları hakkında karar vermektir. Yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

  1. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.