ÖZETİ: Yargılamanın iadesi talebi yeni ve bağımsız bir dava olarak ileri sürülebilir. Talebin kabulü hâlinde, dava yeniden görülecek ve yeni bir karar verilecektir. Bir dava olarak açılıp görülen yargılamanın iadesi talebi hakkında mahkemenin verdiği karara karşı süresi içinde diğer koşulların da bulunması hâlinde olağan kanun yollarına başvurulabilir (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usûl Hukuku, Ankara,14. Bası, 2013, s.931).
Yargılamanın iadesi talebi ayrı ve bağımsız bir dava olup davanın kabulü hâlinde verilecek karar da yeni bir karar olduğundan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince gerekse Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verilen söz konusu yeni kararın bölge adliye mahkemeleri kurulduktan sonraki aşamada öncelikle istinaf denetiminden geçmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 03.07.2025 tarihli ve 2025/4116 Esas, 2025/5808 Karar sayılı kararı, Yargıtay [Kapatılan] 22. Hukuk Dairesi, 14.02.2017 tarihli ve 2017/10311 Esas, 2017/2106 Karar sayılı kararı).
Yargılamanın iadesine ilişkin davanın yeni ve bağımsız bir dava olduğu kabulünün diğer bir sonucu olarak yargılamanın iadesine ilişkin talep, ilk derece mahkemesi tarafından incelenip karara bağlanmalıdır. 6100 sayılı Kanun’un 378/1 hükmünde yer alan “… Kararı veren mahkeme …” ifadesinden anlaşılması gereken de ilk derece mahkemesidir. Yargıtayın yeniden esas hakkında hüküm kurması, anılan mahkemenin kanun yollarından birisi olan temyize ilişkin fonksiyonunu ortadan kaldırmaz.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 27.11.2025 tarihli ve 2025/7717 Esas, 2025/9268 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin tüm, davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; asıl davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, birinci birleşen davada ve ikinci birleşen davada, davanın kısmen kabulü ile 16-17 Ekim 2021 tarihlerinde icra edilen 14. Olağan Genel Kurulun iptali ile kayyım tayinine karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle birleşen davalar bakımından davanın kısmen kabulü ile 14. Olağan Genel Kurulun iptaline ve kayyım tayinine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı Türkiye Haber İş Sendikası vekili 19.01.2026 tarihli dilekçesinde; yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Haber İş Sendikası vekili 21.01.2026 tarihli dilekçesinde; hükmün tavzihi ile hükmün tamamlanmasını talep etmiştir.
Davalı Türkiye Haber İş Sendikası vekilince belirtilen dilekçeler ile talepte bulunulmuş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- Yargılamanın İadesi Talebi Bakımından
Yargılamanın iadesi talebi yeni ve bağımsız bir dava olarak ileri sürülebilir. Talebin kabulü hâlinde, dava yeniden görülecek ve yeni bir karar verilecektir. Bir dava olarak açılıp görülen yargılamanın iadesi talebi hakkında mahkemenin verdiği karara karşı süresi içinde diğer koşulların da bulunması hâlinde olağan kanun yollarına başvurulabilir (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medeni Usûl Hukuku, Ankara,14. Bası, 2013, s.931).
Yargılamanın iadesi talebi ayrı ve bağımsız bir dava olup davanın kabulü hâlinde verilecek karar da yeni bir karar olduğundan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince gerekse Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verilen söz konusu yeni kararın bölge adliye mahkemeleri kurulduktan sonraki aşamada öncelikle istinaf denetiminden geçmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 03.07.2025 tarihli ve 2025/4116 Esas, 2025/5808 Karar sayılı kararı, Yargıtay [Kapatılan] 22. Hukuk Dairesi, 14.02.2017 tarihli ve 2017/10311 Esas, 2017/2106 Karar sayılı kararı).
Yargılamanın iadesine ilişkin davanın yeni ve bağımsız bir dava olduğu kabulünün diğer bir sonucu olarak yargılamanın iadesine ilişkin talep, ilk derece mahkemesi tarafından incelenip karara bağlanmalıdır. 6100 sayılı Kanun’un 378/1 hükmünde yer alan “… kararı veren mahkeme …” ifadesinden anlaşılması gereken de ilk derece mahkemesidir. Yargıtayın yeniden esas hakkında hüküm kurması, anılan mahkemenin kanun yollarından birisi olan temyize ilişkin fonksiyonunu ortadan kaldırmaz.
Bu açıklamalara göre yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, esasen ayrı ve bağımsız bir dava dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, esas defterine kaydedilmesi, dava açılış harcının yatırılması ile bu yöndeki diğer işlemlerin ikmali için, dilekçenin İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
- Hükmün Tavzihi ve Hükmün Tamamlanması Talebi Bakımından
6100 sayılı Kanun’un “Hükmün tavzihi” kenar başlıklı 305/1 hükmüne göre “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” 6100 sayılı Kanun’un “Hükmün tamamlanması” kenar başlıklı 305/A hükmüne göre de “Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.”
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilinin 21.01.2026 tarihli dilekçesinde ileri sürülen talepler bakımından, hükmün tavzihi ve hükmün tamamlanmasına ilişkin Kanun’da belirtilen şartlar mevcut olmadığından dilekçenin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Davalı Türkiye Haber İş Sendikası vekilinin 19.01.2026 tarihli yargılamanın iadesi talepli dilekçesinin yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
- Davalı Türkiye Haber İş Sendikası vekilinin 21.01.2026 tarihli hükmün tavzihi ve hükmün tamamlanması talepli dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.